13 Aralık 2012 Perşembe

Defterler hakkında.

2013 için çeşit çeşit defter tasdik ettirilecek –Şükrü Kızılot
BİR tanesini atladığınızda, canınız yanabilir.Nedenine gelince, defter tasdik, defter tutma ve ibraz konularında, bazıları için “para”, bazıları için de “hapis cezaları” var. Yayınlanması gereken tebliğ de gecikince, hangi defterlerin hangi kanuna göre tasdikinin zorunlu olduğu ya da olmadığı, açılış ve kapanış tasdikleri vs. derken kafalar iyice karıştı.
YENİ TTK’YA GÖRE TASDİK
1- Yevmiye defteri (Açılış + Kapanış T.)
2- Defteri kebir (Açılış T.),
3- Envanter defteri (Açılış T.),
4- Pay Defteri (Açılış T.),
5- Yönetim K. Karar defteri “AŞ’ler için”  (Açılış + Kapanış T.),
6- Müdürler kurulu karar defteri  “limited şirketler için” (Açılış T.),
7- Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defteri (Açılış T.).
Yeni TTK’nın ilk şeklinde yer alan “internet sitesi defteri” kaldırıldı.
“Pay defteri” ve “Genel kurul toplantı ve müzakere defteri”, yeterli yaprağı bulunması koşuluyla, tekrar açılış tasdiki gerekmeden kullanılabilecek.
VERGİ USUL KANUNU’NA GÖRE TASDİK
1. Gelir Vergisi Mükellefleri:
a) İkinci sınıf tüccarlar: İşletme hesabı defteri.
(İşletme defterinin, 6102 sayılı Yeni TTK’da yer almaması, bunların 2013 yılında bilanço esasında defter tutacakları anlamına gelmez. Aksine bir düzenleme olmadığı sürece, ikinci sınıf tüccarlar, 2013 yılı için de işletme hesabı defteri tasdik ettirip tutacaklar).
b) Birinci sınıf tüccarlar: Yevmiye defteri ve envanter defteri.Defterikebirin, Vergi Usul Kanunu’na göre, tutulması zorunlu olmasına rağmen (Md.182/2),  tasdiki zorunlu değil (Md.220). Ancak Yeni TTK’ya göre tasdiki zorunlu olduğu için tasdik ettirilmesinde yarar var.
Ayrıca, hem Yeni TTK hem de Vergi Usul Kanunu’nda tasdiki zorunlu kılınan aynı defterin, her iki yasa açısından ayrı ayrı alınıp tasdik ettirilmesi gerekmiyor.
c) Serbest Meslek Erbabı: Serbest meslek kazanç defteri.Yukarıda üç başlık altında (a, b ve c olarak) toplanan Gelir Vergisi mükellefleri, Yeni TTK’ya göre, başka bir defter tutmayacak ve tasdik ettirmeyecekler. Önceki yıllardaki tasdik ve defter tutma hükümleri aynen devam ediyor.
2. Kurumlar Vergisi Mükellefleri:Yevmiye defteri ve envanter defteri tasdik ettirecekler.(Defterikebir VUK’a göre değil, TTK’ya göre tasdiki zorunlu defter)
Elektronik ortamda tutulan defterlerin ise, tasdiki zorunu değil.

TASDİK ZAMANI-Öteden beri işe devam etmekte olan mükellefler, 2013 yılında tutacakları defterleri, içinde bulunduğumuz Aralık ayının sonuna kadar tasdik ettirmek zorundalar (VUK. Md.221).
Kapanış tasdiki, Yeni TTK’nın değişmeden önceki şeklinde, “tüm defterler için” zorunluydu. Herhangi birini yaptırmayana, 73 bin liraya kadar “adli para cezası” ödenmezse 730 güne kadar “hapis cezası” uygulanacaktı. Yapılan değişiklikle; hapis cezası kaldırıldı. Sadece 4 bin lira “idari para cezası” uygulanacak.Kapanış tasdiki ise “sadece iki defter için” zorunlu. Yevmiye defteri ve yönetim kurulu karar defterinin, 31 Mart 2013 tarihine kadar yaptırılması gerekiyor. Elektronik ortamda tutulan defterlerde, kapanış tasdiki aranmıyor.Yeni TTK’nın 64/3. maddesi uyarınca; defter tutma, kayıt zamanı ve defter tasdiklerine ilişkin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın hazırlayacağı tebliğin bir an önce yayınlanmasında yarar var...

-------------------------------------------------
Kızılot böyle anlatıyor durumu bugün Hürriyet Gazetesinde, bilmenizi istedik, hata yapmadan eksikli kalmadan 50 yıldan fazladır sürdürdüğümüz işimize aynen devam ediyoruz.
Önümüzdeki haftanın ilk günlerinde kırtasiyeden gelecek olan defterlerin ilk sayfalarını hazırlayacak ve notere tasdik işlemini de tamamlayıp kdv, yıllık kar/zarar kontrolu, sgk bildirimleri,ba/bs vs vs lere devam edeceğiz.
Bu yıl bu işlemin bedeli yüksek ve noterlerde eskisi gibi sonra hesaplaşırız demiyorlar, tasdik yapıldığında toplam bedelin hemen ödenmesini istiyorlar.Dolayısı ile tasdik gününe kadar bize ödeme yapanların işlemi tamamlanacak diğerlerini bekleteceğiz, tabi bu kadar yoğun olduğumuz bir dönemde tekrar tekrar aynı işe dönüp zaman ayırmakta zorlanacağımızdan özellikle ayın son günlerine kalanlara bu işlemi ocak ayına erteleyelim II.derece usulsüzlük cezasını kabullenim önerisinde bulunmamız gerekecek. Bu ceza uygulaması Vergi Usulünde var,yeni Ticaret Kanununda böyle izleyen ay tasdik yapılmasında indirimli ceza uygulaması yok.
Halen ödeme yapmamış olanların bize yardımcı olmaları bekliyoruz.

3 Aralık 2012 Pazartesi

Duyuru 3/12/2012



Sayın Müşterimiz,                                                         3/12/2012

Son yıllarda vergi daireleri ve Sgk personelinin yapması uygun olan pek çok işlem muhasebecilere yaptırılmaya başlandı ve her geçen süre zarfında yenileri ekleniyor.Tabi bunları bir yandan eksiksiz hatasız yetiştirmeye çalışırken diğer yandan da aman yeni bir uygulama yada değişen bir uygulama var mı diye takipte, tetikte kalıyoruz.

2013 yılında kullanılacak defterlerinizin hazırlanıp notere tasdik edilmesini bu ay yapacağız,her yıl olduğu gibi hemen ayın ilk günlerinde bunu halledip diğer, kdv, muhtasar, sgk bildirimleri, ba,bs gibi periyodik işlerimize dönmemiz gerekiyor.Bu yıl her yılkinden farklı olarak sermaye şirketlerine pay defteri ve genel kurul müzakere ve karar defteri tasdik ettireceğiz.Yevmiye defterlerine ocak ayında kapanış tasdiki yaptırırdık geçen yıllarda, bu yıl hem yevmiye hemde karar defterine mart ayı sonuna kadar kapanış tasdiki yaptıracağız.

Karar defterine kapanış tasdiki yatırmak için mart ayını beklememiz ocak-mart döneminde alınması gerekebilecek kararlar açısından sorun yaratabileceğinden biz ocak ayı içinde bu defterin kapanış tasdikini yaptıracağız.Bu tasdik yaptırıldıktan sonra 2012 yılında şu kararı almıştık ama karar defterine yazılmasını ihmal ettik şimdi yazalım demek söz konusu olamaz, bu konuda uyarmış olalım sizi.

Arkadaşlarımız bu yapılacak defter hazırlama, tasdik ve yıllık harcamalar için size tutar bildirecekler, bu tutara ocak ayında yapılacak karar defteri kapanış masrafı dahil değil onu ocak ayında ayrıca bildireceğiz.Karar defteri hakkında yazdıklarımız sadece sermaye şirketlerini yani anonim ve limited şirketleri ilgilendiriyor,bilanço usulünde kayıt tuttuğumuz 1.sınıf tüccarların karar defteri bulundurma zorunluluğu yok.

Bu 1.sınıf tüccar konusu geçmişken, bakanlığın tam izahat vermediği bir konuda ; ticaret odalarına kayıtlı 2.sınıf tüccarlarında bu yıl bilanço usulüne tabi olacağı hakkındaki tartışmalar.Bu durumun ihmalden kaynaklandığını kabul ederek alış/satışlarında vergi sisteminde öngörülen sınırları aşmayan müşterilerimize yine 2.sınıf tüccarlar için geçerli olan işletme defteri hazırlıyoruz.Ancak beklenmedik şekilde farklı bir açıklama olması halinde sınıf değiştirenlere verilen hakka uygun olarak ocak ayında bilanço defteri tasdik ettirmek zorunda kalabiliriz.
Saygılarımızla.

A.İsmet Tekin. 232 42512 00- 532 4231400
http://muhasebegunlugum.blogspot.com

8 Kasım 2012 Perşembe

Duyuru 9/11/2012



Sayın Müşterimiz,                                                                   9/11/2012

14 Kasıma kadar  bu yılın 3.geçici vergi beyannamesini vereceğiz.
Ödenecek vergi çıkması halinde de 19 kasım bunu ödemenin son günü olacak.

Kasım ayının sonlarına doğruda aralık ayında tasdik edilecek 2013 yılında kullanılacak  defterlerinizi hazırlamaya başlayacağız.
Yıllardır tekrarlanan bir işlem, ancak bu yıl bir ikilemimiz var.
Gerçi geçen yılda defter tasdik bilgilerinizi digital ortama girme sorunu çıkmıştı, hazırlığımızı böyle kasım ayından yaptığımızdan sorun yaşamamıştık.

Bu yılki kararsızlığımız şu: Şirketlerde eskiden beri tasdik edilen yevmiye kebir envanter defterlerine ek olarak yeni ticaret kanununun şartı olarak genel kurul karar defteri ve ortaklar pay defteri tasdik ettirmek gerekiyor.
Ancak aynı kanun artık tek kişilik şirkete de izin veriyor.
  • Tek kişilik şirketlerde de genel kurul yapılacak mı?
  • Tek kişilik genel kurul için genel kurul karar defteri tasdik ettirmek zorunlumu?
Bu konuda ticaret bakanlığı yönetmelik çıkaracak, 11 aydır çıkarmadı, bu ay içinde çıkaracak diye bekleniyor, biz hazır olup bekleyeceğiz.

Bu arada aslında tek başına sahip olduğu şirkette yasal zorunluluk nedeniyle eş, çocuk, akraba yada arkadaşını ortak gösteren müşterilerimiz de tekrar uyaralım, artık şirketinizin tüm hisselerine tek başınıza sahip olabilirsiniz.Bunun için diğer şirket ortağınızın hisselerinin size devrini yapmamız yeterli olmaktadır. Bilindiği gibi şirkete ortak olanlar için halen devam etmekte olan başka bir sosyal güvenlik sistemine tabi çalışması yok ise bağkur (4B) primi ödenmekte, emekli ise emekli aylığından %15 destek primi kesilmekte. Hisse devri ile bu sorundan da kurtulunuyor.

Ay sonunda arkadaşlarımız 2013 defterlerinin temini ve tasdiki ile bir yıl boyunca firmanızla ilgi yapılan masrafların toplamını size bildirecekler.Bu yıl 3 değil 5 defter hazırlanacağından önceki yıllara göre farklı tutarlar göreceğiz.

Defterler ve tasdikler ile ilgili bir konumuz daha var: Geçen yıla kadar ocak ayının son gününe kadar bir önceki yılın defterlerine kapanış tasdiki yaptırmamız gerekiyordu. Bu kapanış işlemini önceki yıllarda önemsemiyorduk çünkü vergi usulünde böyle bir şart yoktu sadece ticaret hukuku bunu şart koşuyordu.Ticari bir uyuşmazlık halinde kapanış tasdikinin olmaması sorun olabiliyordu ve bizim ilgi alanımızdaki müşteri profilinde dava konusu olan ticari uyuşmazlık pek yaşanmadığından kapanış tasdikine önem vermezdik.
Son 10 yıl içinde bu tür uyuşmazlık ve davaların artışını izleyerek yakın geçmiş dönemde asıl kayıt defterimiz olan yevmiye defterlerine kapanış tasdiki yaptırdık.
Tabi hemen ocak ayının sonunda geçmiş yılın son kaydını yapıp defteri kapatmak ayrı bir sorundu.Şimdi bu kapanış tasdiki tarihi 31 ocak’dan 31 Mart’a alındı.Süre açısından rahatlık ancak bu kez de sadece yevmiye defterine kapanış tasdiki yaptırmamız yeterli olmayacak,genel kurul karar defterine de kapanış tasdiki yaptıracağız.Mart ayında tekrar bu 2 defterin noter masrafları bildirilecek sizlere.

Saygılarımızla.
Ali İsmet Tekin-232 4251200-532 4231400


22 Ekim 2012 Pazartesi

Duyuru 19/10/2012



Sayın Müşterimiz,                                                 19/10/2012

1-Nace kodları, her mükellef ve işverenin yaptığı işi kodlayarak kaydedip daha sonrada her işkolunda toplanan bilgilerle tam uyum sağlamayan mükellef yada işverenlere odaklanarak vergi ve sosyal güvenlik primi kaçağını azaltmak ve yok etmek amaç.Ancak her iş için en uygun Nace kodu hangisi işte mesele burada, ilk kod belirlemede farklı yöntemler kullanılınca firmaların vergi dairesindeki Nace kodu ile SGK  daki nace kodu farklı oldu, bugünlerde TOBB dahil oldu konuya yazı gönderiyor üyelerine ya şöyle yap ya böyle diye 2 seçenek sunuyor.SGK için düzeltme 31 ekime kadar yapılmalı, yapılmalı da doğru kod hangisi?  Ve aslında devlet kurumlarında bu işlem niye yapılmadı da muhasebecinin üzerine yıkıldı biz anlayamadık, iş yapmamız engelleniyor, geciktiriliyor.

2-SGK da her işkolu ve her iş pozisyonu için ayrı asgari ücret tespit çalışmaları var.Uygulanabilir uygulanabilemez göreceğiz, Örneğin restoranda müdürün,şefin, aşçının,garsonun ,bulaşıkçının, kasada duranın ayrı ayrı asgari ücreti olacak.

3-SGK ayrıca denetimlere de başladı işyerlerine gidip kaç kişi çalışıyor kaçar gün çalışıyor ne kadar ücret alıyor bunları tespit ediyorlar.Sigortasız işçi, ücreti doğru bildirilmeyen işçi, tam çalıştığı halde eksik gün bildirilen işçi tespiti halinde yüksek para cezaları var.
Yıl sonuna kadar asgari ücretin aylık neti 800TL günlük net ücret ise 26,67 TL.

4-  8 ekim de İzmir’de Mersis uygulaması başladı.Daha önce Mersin’de uygulanmaya başlanmıştı, şimdi İzmir’de.Mersis projesi ile Ticaret ve Sanayi Odalarına kayıtlı firmaların tescile tabi işlemleri (adres değişikliği, müdür değişikliği, sermaye artırımı gibi) internet üzerinden kağıda dökülmeden ekranda yapılabilecek. Bunun için e-imza almak gerekiyor.
E-imzayı satan özel şirketler var, 1 yıllık e-imza 150TL 3 yıllık 300TL.
İlk bakışta oh iyi olmuş dedirten bu işlemde sistem tam oturmadığından, muhtemel işlemler yeterince özenle belirlenmediğinden 10 günde bir imza sirküleri çıkaramadık, nihayet bugün tekrar kağıtla eskisi gibi başvuruları kabul etmeye başladılar.
Gelişme oldukça haber veririz.Ancak bilin ki tescile tabi bir işleminiz olursa bundan sonra ilk işimiz e-imza satın almak olacak ve bu imza teslimi içinde mükellefin kendisi gerekiyor.

5-150m2 ye kadar konutlarda kdv oranı %1,diğerlerinde %18.Maliye bu konuda da özel çalışma yapıyor, lüks semtlerdeki konut küçük de olsa kdv si %18 olacak.Yani bu uygulama başladığında bu durumdaki konutların satış fiyatı %17 artacak, 101.000 TL olan konut 118.000 TL olacak.

Ve Tatil, Bayram, Bayram, hem Kurban Bayramı hem de Cumhuriyetimizin Kuruluşunun Bayramı var önümüzde, Bayramlarımız Kutlu Olsun, özellikle güney komşularımızdan hergün gelen haber ve görüntülerden uzak olalım, savaşa bulaşmayalım,birlik ve beraberliğin güzelliğinden hepimiz özellikle ülkemizi yönetenler vaz geçmesin.

14 Eylül 2012 Cuma

Duyuru No.101 2012/9



Sayın Müşterimiz,                                                            Eylül/2012

  • Yılın sonuna 3,5 ay kaldı, kasım ayında 3.geçici vergi beyannamelerimizi vereceğiz.Eylül sonunda faturalarınızı bize daha çabuk ulaştırarak bir an önce geçici vergi açısından da durumunuzu kontrol ettirebilirsiniz.

  • Yeni Ticaret Kanunu uygulamaları şimdilik askıda, bakanlar kurulunun bu yasaya tabi olmadaki yıllık ciro bazlı takvimini bekliyoruz.Bu takvime bağlı olarak daha önce belirlenmiş sürelerde değişecektir.

  • Temmuz ayından itibaren tek kişilik şirket olunabiliyor, yani ltd ve anonim şirketinizde suni ortaklık durumu var ise tek kişilik şirkete dönüştürebiliriz sizi. Hisseleri devralacaksınız o kadar.Şirket ortaklarının varsa emekli aylıklarından kesinti yapıldığını hatırlatalım.

  • Şirketlere ortak olanların bağkurlu (4b) olması zorunlu değil artık. Sadece ssklı (4a) olmak için kendi ortak olduğu şirkette çalışması kabul edilmiyor.Herhangi başka bir işyerinde sigortalı olan bağkurdan çıkabilir.

  • Her ay SGK ya işyerinizde çalışan işçileri,kaç gün çalıştıklarını,ne kadar ücret hak ettiklerini bildiriyoruz.Kurum işkollarını daha digital olarak kaydetmek için NACE kodu diye kavram çıkardı karşımıza.Her işyerinin nace kodu kuruma tanıtılıyor, bu koda göre işin tehlike sınıfı dolayısı ile işçi ücretine uygulanacak olan sigorta prim oranı belirleniyor.Ancak kurumun internet sitesinde işinizi tanıttıkdan sonra otomatik olarak size uygun gördükleri nace kodu geldiğinde tam olarak sizin yaptığınız işi değil bir benzerini getirdiğini görüyor ve sistemin yapısı gereği düzeltemiyoruz. Bu durum bizim meslek odamız ile SGK arasında tartışılıyor, geniş bir iş kesimini ilgilendirdiğinden bir şekilde çözüleceğini umuyor bekliyoruz.

  • Vergi levhasını işyerine asma zorunluluğu kalktı ama işyerinizde vergi levhanız hemen ulaşacağız ve unutmayacağınız bir yerde olmalı , yaygın denetim olması halinde istendiğinde göstermek zorundasınız.

·        Bir nevi batık kurum olan ssk yada sgk, gelirlerini arttırmak giderlerini ise kısmak durumunda bu nedenle çeşitli yöntemler deneniyor, şimdide asgari ücretin yaygınlığına karşı iş, uzmanlık ve pozisyona bağlı olarak asgari ücretin katları listesi hazırlanıyor.Pek uygulama şansı olacağını sanmıyoruz ama böyle bir çalışma var,haberiniz olsun.

Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin
232 4251200/532 4231400


13 Ağustos 2012 Pazartesi

Ali Tezel uyarıyor....




Haberimiz olmadan kapalı kapılar ardından çıkan tebliğler. Sosyal Güvenlik Kurumu herkesin PARASAL SIRRINI İstihbarat konusu yapabilecek. Sosyal Güvenlik Uzmanı ALİ TEZEL'İN BU DURUMA ŞİDDETLE İTİRAZI VAR. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 28 Eylül'de çıkarttığı iki tebliğ, vatandaşların banka hesaplarından kredi kartı harcamalarına kadar bütün bilgilerinin SGK'ya bildirilmesini zorunlu hale getiriyor. Tebliğlerin Türkiye'de bir ilk olduğunu belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, bunun yasal olmadığını ve bu yüzden de gizlenmeye çalışıldığını söyledi ve "Hiç haberimiz yokken bankadaki hesabımızın Sosyal Güvenlik Kurumu'na elektronik olarak aktarıldığını göreceğiz. Borsadaki hisselerimizi SGK da takip edecek. Peki bu bilgileri ne yapacak? Nasıl kullanacak?" dedi. Tezel ABD'deki McCarthy dönemini çağrıştıran düzenlemelerin bir an önce iptal edilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Mezarda emeklilik olarak adlandırılan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası ile ilgili tebliğ ve yönetmeliklerin bir kısmı, 28 Eylül Pazar günü Resmi Gazete'de yayınladı. Ali Tezel, özellikle yayınlanan iki tebliğle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Tezel, bütün vatandaşları ilgilendiren Genel Sağlık Sigortası ile ilgili primlerin tahsilini takip için vatandaşların her türlü bilgisini kendinde toplayacak bir düzenlemeye giden SGK'nın yetkisini aştığını belirtti. NTVMSNBC'ye konuyla ilgili bilgi veren Tezel, tebliğlerin uygulanması halinde doğabilecek tehlikelere ve sorunlara dikkat çekti. Tezel'in açıklamaları şöyle:

HER TÜRLÜ İŞLEM SGK'YA BİLDİRİLECEK Diyelim, vatandaş bankaya gitti, elektrik faturası yatıracak. Bunu SGK'ya bildirecekler. Su parası yatırdı, SGK'ya bildirecekler. Bankaya havale yapıldı, SGK'ya bildirecekler. Kredi kartı talebinde bulundu, tapu dairesinde mal sattı, mal aldı yine SGK'ya bilidirecekler. Yani aklımıza gelen her türlü iş ve işlem SGK'ya bildirilecek. Bildirilecek diyorum ama daha bundan bankaların, resmi kurumların dahi haberi yok. Çünkü tebliğin içeriği henüz fark edilemedi. Başlık da içeriği anlatmıyor.

TÜRKİYE'DE BİR İLK 28 Eylül Pazar günü Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğin adı "5510 Sayılı Kanun'un 8. Maddesi'nin 7. Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ"... Tebliğe isim verilmemiş, maddeye atıf yapılmış. Ancak "Bankalar ile kamu kurum ve kuruluşlarının tümünün her türlü bilgiyi Sosyal Güvenlik Kurumu'na
aktarmasıyla ilgili tebliğ" denmesi daha doğru olurdu. Sanırım bunu kamuoyundan
kaçırmak ve gizlemek için tebliğin başlığını madde başlığı ile vermişler. Türkiye'de
bu ilk defa oluyor. Yani "Falan maddeyle ilgili tebliğ" ifadesi ilk kez kullanılıyor. Oysa tebliğin bir ismi olur. Bu tebliğin gerçek adının"bankalar ile kamu kurum ve kuruluşlarıyla diğer kuruluşların Sosyal Güvenlik Kurumu'na bilgi aktarma zorunluluğu hakkında tebliğ" olmalıydı. Ama bu tebliğ kamuoyunu ajite edici, biraz da zorlayıcı bir tebliğ olduğu için, tepki çekmekten korktukları için isim vermemişler.

SGK'NIN ELİ HERKESİN CEBİNDE Genel Sağlık Sigortası 1 Ekim'de yürürlüğe girdi. SGK, bundan sonra GSS (Genel Sağlık Sigortası) primini hemen herkesten tahsil etmeye çalışacak. Bu sadece işverenleri değil bütün vatandaşlarımızı kapsıyor. Bundan böyle SGK çatısı altında ayda 30 günden az çalışanlar, isteğe bağlı sigortalılar veya işsizler
veya hiç kaydı olmayanlar, tarımda çalışan 20 milyon kişi her ay SGK'ya GSS primi ödemek zorunda. Bu pirimi öderlerken de ailenin gelirleri tespit edilecek. Bu gelir aile üyelerinin sayısına bölünerek kişi başına düşen gelir belirlenecek. Kişi başına düşen gelir 212,90 YTL'den fazlaysa herkes GSS primini ödeyecek. Ben şimdi SGK'ya gidip, "Benim gelirim yok" desem bile, Falan gün falan bankaya şu kadar para yatırmışsın"" veya "10 dönüm fındık dikim izni almışsın" veya "120 TL doğalgaz fatura ödemesi yapmışsın" deyip hayatımızda yaptığımız bütün işlemleri karşımıza çıkaracak ve ona göre geliri tespit edip herkesten GSS primi tahsil edecek. Bu yetmiyor, GSS'den yararlanmak isteyen vatandaşların bankalardaki tüm mevduatları da SGK'ya bildirilecek. Böylece hangi bankada ne kadar paramız olduğunu da öğrenecek.

TEBLİĞ YASAL OLMADIĞI İÇİN GİZLEMEYE ÇALIŞILIYOR Getirilen tebliğ yasal olmadığı için gizlemeye çalışıyorlar. Yasal değil derken; yasada böyle bir hüküm var ama şunu diyor: "Bankalar ve kamu idareleriyle diğer kuruluşlar, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilinin olup olmadığını kontrol ederler. Tescil yoksa Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar ederler. " Şimdi vatandaş bankaya gidecek. İşlem yapılırken önce kişiye vatandaşlık numarasını soracaklar. Bu numaraya göre SGK'nın bilgisayarına
girip bu kişinin sosyal güvenliği var mı yok mu kontrol edecekler. Varsa işlemlere devam edecekler. Yoksa da devam edecekler ama bu durumu SGK'ya ihbar edecekler. "Filan gün, filan kişi geldi, araştırdık sosyal güvenliği yokmuş. Kredi başvuru talebinin ekinde işyerinden aldığı ücret bordrosu da vardı" diyecekler. Sosyal Güvenlik Kurumu haklarında işlem yapacak. Fakat bu tebliğle Sosyal Güvenlik Kurumu bunu düzenlemiyor. Özel, kamu
ayrımı olmaksızın tüm bankalar kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğinde sayılan bazı özel kuruluşlarının yaptıkları bütün işlemleri her ayın beşine kadar SGK'ya elektronik ortamda veya istenirse yazıyla bildirme
yükümlülüğü geliyor.

MCCARTHY DÖNEMİ GİBİ Bu tebliğ dava edilirse, Danıştay'a giderse dönme ihtimali yüzde 100 diyebilirim. Çünkü yasadaki yetkiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun istediği işlemler arasında dağlar kadar fark var. SGK'nın istediği yetkisiz bir işlem. Hatta bu tebliğin son maddesinde de bu açık açık yazılmış. Diyor ki, "SGK tarafından gerekli bilgisayar altyapısı sağlanıncaya kadar sigortalının kontrolü banka, kamu idareleri ve diğer
kuruluşların SGK'ya yaptığı bildirimlerle yapılır." Yani, "Siz araştırmayın, bana bütün bilgileri verin, ben araştırayım" deniliyor. Bu da şu demek: ABD'deki McCarthy dönemi gibi, bütün bilgiler toplanacak, içinden istenilen bilgiler kullanılacak. Tıpkı telefonların dinlenildiği hissi gibi, bundan sonra vatandaşlarımız her türlü bilgi ve işlemlerimiz SGK'ya bildiriliyor diye düşünecek ve ister istemez kayıtdışılığa yönelecek.

HER TÜRLÜ BİLGİ ANINDA SGK BİLGİSAYARINA DÜŞECEK Sadece bankaları değil, Milli Eğitim, Tarım, Köyişleri, Sağlık, Sanayi, İçişleri ve Kültür bakanlıkları gibi, aklınıza gelen bütün bakanlık ve kamu kuruluşlarını bağlıyor. "Ne işimiz var Çalışma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ile" demeyin. Mesela çocuğunuzu okula kaydettirdiniz; kaydederken veli bilgilerini isteyecekler ve okullar veli bilgilerini Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirecek. "Falancanın çocuğu okula yılda 10 milyara kaydoldu" denilecek. Özel okul-devlet okulu hiç fark etmiyor; anında veli ile ilgili bilgiler SGK'ya bildirilecek.
Bir örnek daha: Spor salonuna yazılmışsanız, sizin 150 liraya spora verecek kadar paranız var ve SGK'ya GSS priminizi ödemiyorsunuz diyebilecekler. Mesela Tarım ve Köyişleri Bakanlığı zirai ürünlerle ilgili koçanlar, yani üretim izni veriyor; tütün, fındık, çay koçanı gibi. Tarım Bakanlığı verdiği bütün zirai ürün koçanlarını bildirecek; falan köydeki filan kişi, 10 dönümlük toprağında tütün ekmek için koçan aldı diye... Falan kişi tarım kredi kuruluşundan şu kadar kredi çekti diye, bütün bu bilgiler anında SGK bilgisayarına düşecek.



BİLGİLERİN GİZLİLİĞİ NASIL KORUNACAK? Peki, SGK bu bilgileri ne yapacak? Nasıl kullanacak? Birincisi, işverenlerin prim borçlarını buradan otomatik olarak icra edecek. Yani hiç haberimiz yokken borcumuz var diye bankadaki hesabımızın Sosyal Güvenlik Kurumu'na elektronik olarak aktarıldığını göreceğiz. Borsadaki hisse senetlerimizin yok olduğunu, bankadaki altınlarımızın SGK'ya gönderildiğini öğrenebileceğiz."

AİLE HAYATININ GİZLİLİĞİNİ İÇEREN BİLGİLER... SGK bu bilgilerin gizliliğini sağlayabilecek mi? Aile hayatının gizliliğini içeren bilgiler konusunda neler yapılacağını bilmiyoruz. Bu konuda bir düzenleme yok. Mesela gizli kalmasını istediğimiz, aile hayatına ilişkin bir sırrı nasıl saklayacak?
Kamu kurumları, bankalar SGK'nın istediği bilgileri veremem diyebilecek mi? Bu konuda bir düzenleme yok. Düzenleme olmayınca da bu bilgilerin ortaya saçılması, kişilerin fişlenmesi gibi olaylar ortaya çıkabilecek. Hatta telefon dekontundan hangi gün kiminle konuştuğumuz SGK'nın bilgisayarına düşecek. Veya hangi gün, hangi mağazadan kredi kartıyla alışveriş yaptığımız SGK bilgisayarına düşecek. Hayatımızda gizli hiçbir şey kalmayacak. Ne zaman sinemaya gittiğimizi, ne zaman otoparka girdiğimi, ne zaman nerede ne iş yaptığımızı anında görebilecek Sosyal Güvenlik Kurumu. Bunun kötüye kullanılması da mümkün. Üstelik siyasi iradenin bunu kötüye kullanıp kullanmayacağını bilmiyoruz ki. Bu bilgiler siyasi rakipler aleyhine de kullanılabilir. Bilgiler çarşaf çarşaf basına da yansıyabilir. SGK'nın yasal olmayan
şekilde çıkardığı bu tebliğin bir an önce durdurulması gerekiyor.
İş bankalara düşüyor.

BANKALARIN HABERİ YOK
Bir tebliğ daha var. Yine 28 Eylül 2008 günü Resmi Gazete'de yayınlandı,
"5510 sayılı Kanununu 100. maddesinin uygulanması hakkında tebliğ"...
Burada da madde numarası vermişler. Böylece arada kaynasın gitsin, dava açma süresi aşılsın istiyorlar. >>> Bu maddenin 6. ve 7. maddesi çok önemli. 6. madde bir dereceye kadar tolere edilebilir ama 7. madde çok kötü. Bankalardaki bütün mevduatların, yapılan havalelerin, ödenen kredi kartı ekstrelerinin, bankacılıkla ilgili aklımıza gelen bütün iş ve
işlemlerin, hatta internetten yaptıklarımız da dahil olmak üzere her parasal işlemin SGK tarafından elektronik ortamda izlenebilmesi. Bu madde bir de döküman alma yetkisini veriyor. Özel hayatın gizliliğinin ihlalinin yanında ticari sırlarımızın ortaya çıkması da sözkonusu. Ayrıca tüketici kredisi talebinde bulunan kişinin bütün bilgileri anında SGK'ya
düşecek. Çalışanla- çalıştıran arasındaki bütün ilişki SGK'nın bilgisayarına düşecek. Kuruma borçlu olanların hesaplarının elektronik ortam üzerinden haciz konulabilecek. Yani SGK bankaların ana bilgisayara girip işlem yapma yetkisine sahip olacak. Bankaların bundan haberi yok. SGK, bankanın işlemlerine girecek, elektronik ortam üzerinden oradaki işlemleri alabilecek. Bunun ne kadar kötüyü kullanılabileceğini düşünebiliyor musunuz? Hesaplara girip o parayı kişinin SGK hesabına değil de kendi hesabına
aktarmayacağını nasıl garantileyebilecekler?

BANKALAR SGK'YA VERDİĞİ YETKİYİ NASIL KONTROL EDECEK?
Biliyorsunuz bazı bankaların mevduatları çalan müdürleri vardı. Kendi müdürlerini kontrol edemeyen bir banka SGK'ya verdiği yetkiyi nasıl kontrol edecek? Bu nedenle bu tebliğ de yargı tarafından iptal edilmeye mahkum bir yetki. Bu da yasal değil; yasanın verdiği yetkileri aşan bir tebliğ. Bu tebliğlerin iptal edilmesi gerekiyor. Danıştay umarım en kısa sürede bu konuda karar vererek kişisel bilgilerin kötü niyetlilerin eline geçmesine engel olur.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Duyuru 8/8/2010

YENİ TTK’DAKİ DEĞİŞİKLİKLERDE ÖNE ÇIKAN HUSUSLAR

1- Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketleri
ve İnternet Sitesi Kurmak Zorunda Olan Şirketleri Bakanlar Kurulu Belirleyecek:

Bağımsız denetim, tüm sermaye şirketlerine değil sadece Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek
sermaye şirketlerine uygulanacak. Bu nedenle sermaye şirketlerinden
hangilerinin bağımsız denetime tabi olduğunun tespiti için Bakanlar
Kurulu
Kararının yayımlanması beklenecektir.

İnternet sitesi kurmak zorunda olan şirketlerin hangileri olacağı hususu da “denetime
tabi olan sermaye şirketleri’nin Bakanlar Kurulu’nca belirlenmesine bağlıdır.
Diğer bir deyişle, Bakanlar Kurulu’nca, denetime tabi olacak şirketlerin
belirlenmesi, hangi şirketlerin internet sitesi kurma zorunda olduklarını da
çözüme kavuşturacaktır. İnternet sitesi yükümlülüğü 1 Temmuz 2013 olduğundan,
bu tarihe kadar Bakanlar Kurulu’nun hangi şirketlerin bağımsız denetime tabi
olacağı (ve dolayısıyla internet sitesi yükümlülüğü de) konusunda karar yayınlaması
gerekecek.
------------------------------
--------------------- Bu sizlere göndermem gerekti çünkü :
  • bağımsız denetim heveslileri ve bunlarla birlikte hareket eden bazı bankalar toplantılar düzenleyip işadamlarının kafasını karıştırıyorlar
  • birde webçiler (internet sitesi yapanlar) var cep derdinde habire tedirgin eden mesajlar atıyorlar                     kapılmayın siz onlara ....