Sayın Müşterimiz, 22/12/2009
Geçen hafta sonu 2010 yılında kullanılacak defterlerimizi notere tasdik ettirdik.
Bize bu işlemi son günlere kalmadan bu şekilde tamamlama konusunda yardımcı olan müşterilerimize teşekkür ediyoruz.Az sayıda bedel ödemeyen müşterimizin tasdik işlemleri kaldı, ay bitmeden fırsat bulup gecikmeli olarak ödeme yapmış olanların defterlerinide tasdik ettirmeye çalışacağız.
Ofisimizde 5 adet sabit telefonumuz var.Bunların hepsinde fax sinyali alınınca faxa bağlanıyorduk, ancak teknik sebeplerle bunu değiştirmemiz gerektiği konusunda uyarılmamız üzerine 4820321 numaralı telefonumuzu fax işlemine tahsis ettik. Bundan sonra bize fax çekerken lütfen 4820321 numarayı tuşlayınız.
1/1/2010 tarihinden itibaren yeni çek yasası uygulanmaya başlanacak.
Çek kullananlara bankaları uyarıda bulunuyorlardır ya da bulunacaklardır,artık ticari hesap ve ticari olmayan hesaplara ait çeklerin renkleri farklılaştırılıyor, ve daha da önemlisi hamiline çek bunlardan tamamen farklı 3.tür olarak piyasada görülmeye başlayacak.Diğer çeklerin hamiline düzenlenmesi yasak ve tespiti halinde
1 yıla kadar hapis cezası var.Hamiline çek ile işlem yapılması vergi sistemini zedeleyen takibi zorlaştıran bir uygulama olarak değerlendiriliyor ve olabildiğince bu tür çek kullanımının azaltılmasına çalışılıyor.
Varlık Barışı başvuruları için tanınan süre bu ayın sonunda bitecek.31/12/2007 ye kadarki dönemlerin bu yasa yürürlüğe girmeden önce incelenmeye başlanılmamış olması şartı ile, daha sonra incelenmesi halinde bulunabilecek vergi kaçağına karşı bir korunma denebilecek olan bu uygulama bu cümlede söz ettiğim 2 delik,
1- 2008 yılının kapsam dışı olması
2- Yasa çıktığında incelenmeye başlanmış olanların kapsam dışı tutulması , nedeniyle ilgi görmedi,
bizde , genel eğilime uymayı doğru bulduğumuzdan sizleri bu barış için başvurmaya teşvik etmedik.
Her yılın son mesajlarında dikkat çektiğimiz konumuza gelince; Yıl içinde gecikmeli gelen fatura ve benzeri belgeler izleyen aylarda kayda geçilebiliyor, ödenen kdv ler indirilebiliyor,ancak bu uygulamada yıla sarkmaya izin verilmiyor.Yani aralık ayına ait fatura ve belge ocak yada şubat ayında önümüze geldiğinde bunları kayda geçemiyoruz, kayda geçmek için yollar bulmaya çalışsak da, bir konu kesin kdv indirimini yapabilmek için ek düzeltme beyannamesi vermek gerekiyor , aynı durum ba bs formları içinde geçerli ve düzeltme beyannamelerine e-beyan sistemi otomatik olarak usulsüzlük cezası kesiyor.
Bu aya (ve tabi varsa bu yıla) ait fatura ve belgeler geciktirilmeden bize ocak ayının ilk günlerinde ulaştırılmalıdır.
Saygılarımızla.
İsmet Tekin
22 Aralık 2009 Salı
26 Kasım 2009 Perşembe
Duyuru 67-26/11/2006
Sayın Müşterimiz ,
Ödeme son günü 26/11/2009 Perşembe günü olan kdv ve muhtasarlar ile vadeleri bayrama denk gelen taksitlendirilmiş vergi borçlarının ödemeleri 1/12/2009 Salı gününe ertelendi.
Ertelendi ama 1 aralık günü yapılacak işler daha da artmış oldu böylece.Bayram tatili rehavetinden dönüp böyle yoğun yapılacak iş listesinde atlama unutma olasılığı çok olabilir, eğer hazır ise ödeyecekleriniz yarın ödemeyi tamamlayıp tatil sonrası telaşından kurtulmayı düşünebilirsiniz.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=966004&Date=25.11.2009&CategoryID=81
Son mesajımızın son paragrafında işimizin dışında ama hepimizi ilgilendiren bir konu diyerek domuz gribi salgını ve aşısı hakkında düşündüklerimizi paylaşmıştık sizlerle, yukarıdaki adres üzerine tıklandığında açılan Radikal Gazetesi sayfasında bir kısım aşının geri çekilmesi, çekilme nedeninin allerjik reaksiyonlar olması ve yaş sınırının değişmesi hakkında haber var, tabi bu şekilde bir gelişme bende de tereddüt yaratır, ben tıp biliminde ne olursa olsun gerekli tüm çalışmalar tamamlanmadan aceleye getirilerek ilaç yada aşı her hangibir ürünün piyasaya sürülmüş olabileceğini düşünmüyordum, eğer bu haber doğru ise , ki doğru gibi görünüyor , mutlaka aşı olun tavsiyemi geri alıyorum.
Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin
Ödeme son günü 26/11/2009 Perşembe günü olan kdv ve muhtasarlar ile vadeleri bayrama denk gelen taksitlendirilmiş vergi borçlarının ödemeleri 1/12/2009 Salı gününe ertelendi.
Ertelendi ama 1 aralık günü yapılacak işler daha da artmış oldu böylece.Bayram tatili rehavetinden dönüp böyle yoğun yapılacak iş listesinde atlama unutma olasılığı çok olabilir, eğer hazır ise ödeyecekleriniz yarın ödemeyi tamamlayıp tatil sonrası telaşından kurtulmayı düşünebilirsiniz.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=966004&Date=25.11.2009&CategoryID=81
Son mesajımızın son paragrafında işimizin dışında ama hepimizi ilgilendiren bir konu diyerek domuz gribi salgını ve aşısı hakkında düşündüklerimizi paylaşmıştık sizlerle, yukarıdaki adres üzerine tıklandığında açılan Radikal Gazetesi sayfasında bir kısım aşının geri çekilmesi, çekilme nedeninin allerjik reaksiyonlar olması ve yaş sınırının değişmesi hakkında haber var, tabi bu şekilde bir gelişme bende de tereddüt yaratır, ben tıp biliminde ne olursa olsun gerekli tüm çalışmalar tamamlanmadan aceleye getirilerek ilaç yada aşı her hangibir ürünün piyasaya sürülmüş olabileceğini düşünmüyordum, eğer bu haber doğru ise , ki doğru gibi görünüyor , mutlaka aşı olun tavsiyemi geri alıyorum.
Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin
24 Kasım 2009 Salı
Duyuru 66-24/11/2009
Sayın Müşterimiz, Kasım/2009
Toplu mesaj gönderdiğim microsoft outlook arızalanınca uzattık arayı,bu mesajı gönderebileceğimi umuyorum ve bayram öncesinde bu sorunun giderilmesi iyi oldu diye düşünüyorum.Bayramınızı kutlar sevdiklerinizle,hepiniz sağlıklı olarak pek çok bayramda bir arada olmanızı dileriz.
Şimdi geçelim hayatın gerçeklerine, bu ay emlak vergisi 2.taksitinin ödendiği ay, aysonuna kadar emlakin bulunduğu belediyeye ödenecek,aysonu bayramın 4.günü olduğundan son gün 1 aralık salı’dır.Geç ödenmede aylık %1,95 gecikme zammı eklenir. Yani 100 TL 30 gün geç ödenir ise 101,95 TL olarak ödenir.
Aralık ayı bizim nispeten daha yoğun işimiz olan bir ay.Her ay yapılan babs,muhtasar kdv ve ssk bildirimlerine ek olarak 2010 yılında kullanılacak defterlerinizin hazırlanması ve noter tasdikine bu yıl bir ekstra ekimiz var Varlık Barışı,birkaç kez mesajlarımızda anlattık bu barış aslında karşıdan bakınca iyi bir barış,içerdeki varlık için %5,dışardaki için %2 vergi ödenerek daha sonrasında tespit edilecek kaçak gelir yada vergi matrahından kaynaklanacak problemden vergi mükelleflerini kurtaracak,ancak önceki mesajlarımızda da değindiğimiz gibi biz katılımada bakıyoruz, çoğunluğun katılması da önemli,şimdilik pek rağbet yok,maliye bakanlığından yapılan açıklamalarda yurtdışından katılımlar var ama yurtiçinde nedense ilgi yok.Aralık ayında da gelişmeyi izleyip gerek duyarsak haydi diye tekrar mesaj yazarız.
Önümüzdeki ay 2010’un defter ve tasdik masrafı ile yıllık diğer giderlerinizin toplamı bildirilecek.Bazı müşterilerimiz yıllık gideri önümüzdeki 12 ay gibi düşünüyor, öyle değil,biz biliyorsunuz yeni işyeri açıldığında önümüzdeki günlerde şu kadar tahmini harcamanız olacak verin şu kadar gider karşılığını peşinen demiyoruz,biten dönemde,yaklaşık olarak çıkardığımız sizin için geçen yıl şu kadar harcamamız oldu diye aralık ayındaki defter giderleri üzerine ilave ederek bu harcamayı istiyoruz.Bu yıl gerek vergi gerekse ssk bildirimlerinde kağıtsız internet üzerinden bildirimler yaygınlaşınca bu tür sarfiyat azaldığından geçen yılki tutarlardan daha düşük çıktı harcamalar,size bildirildiğinde göreceksiniz.
Aralık ayı başında işlemlerimizi tamamlayıp ay sonunda telaşa kalmamayı seçiyoruz biliyorsunuz bu nedenle bu tutarların bir an önce toplanması bizim için önemlidir.
Yılın son ayında yılbaşından bu yana neler yapıldığına dönüp bir bakmak gerekir, kenarda köşede bize vermediğiniz bir belgeniz kalmış olmasın,bunlar bu ay tamamlanır ise sorun olmaz, ama yıl değişir ise hatanın telafisi çok daha zor olur.
Kurulduğu dönem dışında kaynakları başka amaçlara yönlendirildiğinden hep batık durumda olan sosyal güvenlik sistemimizi işverene gereksiz ve dayanağı nedir belirsiz cezalarla ayakta tutmaya çalışan kurum yönetiminin bu yaklaşımına karşı bu işlemlerde daha da titiz olmalıyız.İşe giriş,çıkışlar,çalışılan süreler,iş kazaları, istirahat süreleri bunlarla ilgili belgeler en kısa sürede bize iletilmeli,bizden alacağınız ücret bordroları işçilere imzalatılmalı ve mutlaka her işçi için işçi özlük dosyası tutulmalıdır.
Son olarak bir de işimiz dışında ama hepimizi ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum, domuz gribi aşısı adı üzerinde aşı,dünya tarihinde yıllarca çiçekden,kuduzdan,veremden sapır sapır ölmüş insanlar ne zamanki bunların aşıları çıkmış kullanılmış önü kesilmiş salgınların,dün bir mesaj dolaşıyordu internette dünyada kaç kişi ayağı kayıp düşüp ölüyor, kaç kişi küvette yıkanırken ölüyor,kaç kişi kafasına saksı düşerek ölüyor,sayıları çıkarıp bu güne dek domuz gribinden ölenlerin sayısı ile kıyaslayıp ,istatistiki olarak aslında sizin domuz gribi riskinden çok küvette boğulup ölme riskiniz var diye kafa karıştırılıyordu, halbuki bu bir salgın başlangıcı,küvette ölme,kafaya saksı düşmesi,ayak kayıp düşmenin salgını olurmu bunlar bulaşma ile yayılır mı,risk bulaşma ile yayılmada,Dünya Sağlık Örgütü WHO kesinlikle aşı olunmalı derken başbakan ben olmayacağım diyince kafalar karıştı,eğer olanak bulursak olalım bu tabi ilk olarak olana yararlıdır ve ayrıca yayılmayı keseceği için topluma yararlı olacaktır.
Saygılarımızla-
A.İsmet Tekin http://muhasebegunlugum.blogspot.com/ http://guncelmevzuat.blogspot.com/
Toplu mesaj gönderdiğim microsoft outlook arızalanınca uzattık arayı,bu mesajı gönderebileceğimi umuyorum ve bayram öncesinde bu sorunun giderilmesi iyi oldu diye düşünüyorum.Bayramınızı kutlar sevdiklerinizle,hepiniz sağlıklı olarak pek çok bayramda bir arada olmanızı dileriz.
Şimdi geçelim hayatın gerçeklerine, bu ay emlak vergisi 2.taksitinin ödendiği ay, aysonuna kadar emlakin bulunduğu belediyeye ödenecek,aysonu bayramın 4.günü olduğundan son gün 1 aralık salı’dır.Geç ödenmede aylık %1,95 gecikme zammı eklenir. Yani 100 TL 30 gün geç ödenir ise 101,95 TL olarak ödenir.
Aralık ayı bizim nispeten daha yoğun işimiz olan bir ay.Her ay yapılan babs,muhtasar kdv ve ssk bildirimlerine ek olarak 2010 yılında kullanılacak defterlerinizin hazırlanması ve noter tasdikine bu yıl bir ekstra ekimiz var Varlık Barışı,birkaç kez mesajlarımızda anlattık bu barış aslında karşıdan bakınca iyi bir barış,içerdeki varlık için %5,dışardaki için %2 vergi ödenerek daha sonrasında tespit edilecek kaçak gelir yada vergi matrahından kaynaklanacak problemden vergi mükelleflerini kurtaracak,ancak önceki mesajlarımızda da değindiğimiz gibi biz katılımada bakıyoruz, çoğunluğun katılması da önemli,şimdilik pek rağbet yok,maliye bakanlığından yapılan açıklamalarda yurtdışından katılımlar var ama yurtiçinde nedense ilgi yok.Aralık ayında da gelişmeyi izleyip gerek duyarsak haydi diye tekrar mesaj yazarız.
Önümüzdeki ay 2010’un defter ve tasdik masrafı ile yıllık diğer giderlerinizin toplamı bildirilecek.Bazı müşterilerimiz yıllık gideri önümüzdeki 12 ay gibi düşünüyor, öyle değil,biz biliyorsunuz yeni işyeri açıldığında önümüzdeki günlerde şu kadar tahmini harcamanız olacak verin şu kadar gider karşılığını peşinen demiyoruz,biten dönemde,yaklaşık olarak çıkardığımız sizin için geçen yıl şu kadar harcamamız oldu diye aralık ayındaki defter giderleri üzerine ilave ederek bu harcamayı istiyoruz.Bu yıl gerek vergi gerekse ssk bildirimlerinde kağıtsız internet üzerinden bildirimler yaygınlaşınca bu tür sarfiyat azaldığından geçen yılki tutarlardan daha düşük çıktı harcamalar,size bildirildiğinde göreceksiniz.
Aralık ayı başında işlemlerimizi tamamlayıp ay sonunda telaşa kalmamayı seçiyoruz biliyorsunuz bu nedenle bu tutarların bir an önce toplanması bizim için önemlidir.
Yılın son ayında yılbaşından bu yana neler yapıldığına dönüp bir bakmak gerekir, kenarda köşede bize vermediğiniz bir belgeniz kalmış olmasın,bunlar bu ay tamamlanır ise sorun olmaz, ama yıl değişir ise hatanın telafisi çok daha zor olur.
Kurulduğu dönem dışında kaynakları başka amaçlara yönlendirildiğinden hep batık durumda olan sosyal güvenlik sistemimizi işverene gereksiz ve dayanağı nedir belirsiz cezalarla ayakta tutmaya çalışan kurum yönetiminin bu yaklaşımına karşı bu işlemlerde daha da titiz olmalıyız.İşe giriş,çıkışlar,çalışılan süreler,iş kazaları, istirahat süreleri bunlarla ilgili belgeler en kısa sürede bize iletilmeli,bizden alacağınız ücret bordroları işçilere imzalatılmalı ve mutlaka her işçi için işçi özlük dosyası tutulmalıdır.
Son olarak bir de işimiz dışında ama hepimizi ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum, domuz gribi aşısı adı üzerinde aşı,dünya tarihinde yıllarca çiçekden,kuduzdan,veremden sapır sapır ölmüş insanlar ne zamanki bunların aşıları çıkmış kullanılmış önü kesilmiş salgınların,dün bir mesaj dolaşıyordu internette dünyada kaç kişi ayağı kayıp düşüp ölüyor, kaç kişi küvette yıkanırken ölüyor,kaç kişi kafasına saksı düşerek ölüyor,sayıları çıkarıp bu güne dek domuz gribinden ölenlerin sayısı ile kıyaslayıp ,istatistiki olarak aslında sizin domuz gribi riskinden çok küvette boğulup ölme riskiniz var diye kafa karıştırılıyordu, halbuki bu bir salgın başlangıcı,küvette ölme,kafaya saksı düşmesi,ayak kayıp düşmenin salgını olurmu bunlar bulaşma ile yayılır mı,risk bulaşma ile yayılmada,Dünya Sağlık Örgütü WHO kesinlikle aşı olunmalı derken başbakan ben olmayacağım diyince kafalar karıştı,eğer olanak bulursak olalım bu tabi ilk olarak olana yararlıdır ve ayrıca yayılmayı keseceği için topluma yararlı olacaktır.
Saygılarımızla-
A.İsmet Tekin http://muhasebegunlugum.blogspot.com/ http://guncelmevzuat.blogspot.com/
16 Ekim 2009 Cuma
Duyuru 65-16/10/2009
Sayın Müşterimiz , 16/10/2009
Her ay ödenen sigorta primlerinde teşvikler var,bu mesajımızla hem eski bilgileri tekrar ediyor hemde yeni bilgileri ekliyoruz.21/11/2008 de sizlere gönderdiğimiz mesajımızdan bir bölüm şöyle idi,
“Ve güncel durum,2 konumuz var;
-SSK primlerinde %5 indirim: Bundan faydalanmak için geçmişten hiç prim borcunuz ,ödenmemiş idari para cezanız olmamalı,5510 sayılı yasaya göre tahakkuk fişi alınmalı ve prim yasal süresinde ödenmelidir.Yasal süresinde ödenmeyen primin %5 indirim hakkı kaybolmakta ve primin tamamına gecikme zammı uygulanarak tahsil edilmektedir.………………………..
-yeni ilk kez sigortalı çalıştırılması halinde devletin prim desteği:Geçen 12 ay ortalama işçi sayısından fazla olmak şartı ile 18-29 yaş arası erkek ve 18 yaş üstü kadın işçiyi ilk kez çalıştırmaya başlamanız ve geçecek süre zarfında bu işçi sayısında eksilme olmaması şartı ile bu yeni işçinin işveren prim hissesini devlet önce tamamen karşılıyor sonra kısmen.(ilk yıl %100,2.yıl %80,3.yıl %60,4.yıl %40 ve 5.yıl %20)."
Bunlar devam ediyor ve bir yenisi çıktı geçen ay ve bunun da uygulaması şöyle olacak;
-işe yeni alınan işçi önceki 3 ay işsiz ise,-işe başladığı işyerinde 2009/4.ay sigortalı sayısına ilave peronel durumunda ise,-işe girişi 31/12/2009 a kadar ise ve fiilen çalışıyor ise,-işverenin sgk primi açısından tahakkuk ve tahsilat sorunu yok ise,6 ay boyunca bu işçinin sigorta primi işveren hissesi işsizlik sigortasından karşılanacak.
Gördüğünüz gibi 3 tane teşvikli prim ödeme sistemi var bizim şu an tespit edip görebildiğimiz,bir de normal olarak hiçbir teşvikden yararlanmadan ödemeyi sayarsak
4 farklı prim ödeme şekli olmuş oluyor.
Şunu ekleyeyim gerek ikinci gerekse üçüncü saydığım teşviklerde önceki işçi sayısında artış olması üzerinde durulan önemli bir şart zaten amaç istihdamı yani işçi çalıştırma kapasitesini arttırmak.Şu akla gelebilir, yeni kurulan işyerinde geriye nasıl bakılacak? Yanıt onlarda geriye bakılmayacağıdır.Onlarda işe giren tüm işçilere ya 2 ya da 3 uygulanabilir.
Tabi bizim millet hemen her iyiniyetli teşvik eyleminden haksız şekilde yararlanmak açısından girişimci bir ruha sahiptir ve bu da bilinen bir gerçektir ya, bu uygulamayı başlayanlar uyarıyorlar, bu teşviklerden yararlanmak için suni işyeri açma kapamalar,
ya da aralarında ilişki var olduğu tespit edilebilen işyerleri arasında işçi transferleri tespit edilirse çok fena cezalandırırız diye.
Ben bilgi verdim,
Sizlerden beklentimiz şu,
Bizi şu işçim bu duruma uyuyor diye bizi uyarın, o kadar çok gerekli gereksiz bürokratik işle boğuşturuyorlarki bizi her müşterimizin her işçisinin durumunu bu açıdan değerlendirmede gözümüzden kaçanlar olabilir.
Lütfen bizi arayın. Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin 4251200-4849278-4820321-4899934
Her ay ödenen sigorta primlerinde teşvikler var,bu mesajımızla hem eski bilgileri tekrar ediyor hemde yeni bilgileri ekliyoruz.21/11/2008 de sizlere gönderdiğimiz mesajımızdan bir bölüm şöyle idi,
“Ve güncel durum,2 konumuz var;
-SSK primlerinde %5 indirim: Bundan faydalanmak için geçmişten hiç prim borcunuz ,ödenmemiş idari para cezanız olmamalı,5510 sayılı yasaya göre tahakkuk fişi alınmalı ve prim yasal süresinde ödenmelidir.Yasal süresinde ödenmeyen primin %5 indirim hakkı kaybolmakta ve primin tamamına gecikme zammı uygulanarak tahsil edilmektedir.………………………..
-yeni ilk kez sigortalı çalıştırılması halinde devletin prim desteği:Geçen 12 ay ortalama işçi sayısından fazla olmak şartı ile 18-29 yaş arası erkek ve 18 yaş üstü kadın işçiyi ilk kez çalıştırmaya başlamanız ve geçecek süre zarfında bu işçi sayısında eksilme olmaması şartı ile bu yeni işçinin işveren prim hissesini devlet önce tamamen karşılıyor sonra kısmen.(ilk yıl %100,2.yıl %80,3.yıl %60,4.yıl %40 ve 5.yıl %20)."
Bunlar devam ediyor ve bir yenisi çıktı geçen ay ve bunun da uygulaması şöyle olacak;
-işe yeni alınan işçi önceki 3 ay işsiz ise,-işe başladığı işyerinde 2009/4.ay sigortalı sayısına ilave peronel durumunda ise,-işe girişi 31/12/2009 a kadar ise ve fiilen çalışıyor ise,-işverenin sgk primi açısından tahakkuk ve tahsilat sorunu yok ise,6 ay boyunca bu işçinin sigorta primi işveren hissesi işsizlik sigortasından karşılanacak.
Gördüğünüz gibi 3 tane teşvikli prim ödeme sistemi var bizim şu an tespit edip görebildiğimiz,bir de normal olarak hiçbir teşvikden yararlanmadan ödemeyi sayarsak
4 farklı prim ödeme şekli olmuş oluyor.
Şunu ekleyeyim gerek ikinci gerekse üçüncü saydığım teşviklerde önceki işçi sayısında artış olması üzerinde durulan önemli bir şart zaten amaç istihdamı yani işçi çalıştırma kapasitesini arttırmak.Şu akla gelebilir, yeni kurulan işyerinde geriye nasıl bakılacak? Yanıt onlarda geriye bakılmayacağıdır.Onlarda işe giren tüm işçilere ya 2 ya da 3 uygulanabilir.
Tabi bizim millet hemen her iyiniyetli teşvik eyleminden haksız şekilde yararlanmak açısından girişimci bir ruha sahiptir ve bu da bilinen bir gerçektir ya, bu uygulamayı başlayanlar uyarıyorlar, bu teşviklerden yararlanmak için suni işyeri açma kapamalar,
ya da aralarında ilişki var olduğu tespit edilebilen işyerleri arasında işçi transferleri tespit edilirse çok fena cezalandırırız diye.
Ben bilgi verdim,
Sizlerden beklentimiz şu,
Bizi şu işçim bu duruma uyuyor diye bizi uyarın, o kadar çok gerekli gereksiz bürokratik işle boğuşturuyorlarki bizi her müşterimizin her işçisinin durumunu bu açıdan değerlendirmede gözümüzden kaçanlar olabilir.
Lütfen bizi arayın. Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin 4251200-4849278-4820321-4899934
6 Ekim 2009 Salı
Varlık Barışı Yılsonuna uzadı.
Vergi incelemesine yıl sonuna kadar sigorta geldi.
VARLIK Barışı yılı sonuna kadar uzatıldı. Vergi incelemesine alınanlara,yıl sonuna kadar sigorta geldi. 19 Haziran 2009 tarihinden itibaren vergi incelemesine alınanlar, yıl sonuna kadar rahat.Vergi incelemesi “korkulu rüya” olmayacak.İnceleme sonucu ortaya çıkan farkın,%5'ini ödediklerinde,Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV ve vergi ziyaı cezası yönünden, haklarında hiçbir işlem yapılamayacak.
ÖRNEK A işletmesi, 20 Temmuz 2009 tarihinde vergi incelemesine alınmış. İnceleme sonucu, 25.000 TL gizlenen gelir bulunmuş.A işletmesi;
1) 2009 yılı sonuna kadar,vergi dairesine 25.000 TL beyan ederse,
2) Bu parayı, defterine kaydeder ve 6 ay içinde sermayeye ilave ederse , ( serbest meslek kazanç ile işletme defteri tutan,beyan ettikleri tutarı defterine kaydederlerse)
3) Vergi dairesine beyan ettiği tutar (örneğimizde 25.000 TL) üzerinden hesaplanan %5 vergiyi (yani 1.250 TL'yi), izleyen ayın sonuna kadar öderse, tespit edilen 25.000 TL gelir üzerinden Gelir ya da Kurumlar Vergisi ve KDV ile vergi ziyaı cezası istenemeyecek.Daha açık bir ifadeyle, 25.000 TL matrah farkı bulunan mükellef, bunun %5'ini yani 1.250 TL ödeyerek, bütün vergi ve cezalardan kurtulabilecek. Örnekteki mükellef, yurtdışından döviz getirirse,1250 TL yerine 500 TL ödeyecek.
19 hazirandan önce incelemeye alınanlar bu durumdan faydalanamıyorlar.
Ancak mevcut duruma göre,yurtdışından para getirecek olanlar,bu para ile ilgili olarak 31 Aralık 2013 e kadar, “2008 yılında yurt dışında elde edilen getirinin Türkiye'de niçin beyan edilmediği/vergisinin ödenmediği” sorgulamasına muhatap olabilecek ardından gelir ya da kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ödemeleri istenebilecek. Yurt içinde beyan edilecek para ve döviz tutarının, 2008 yılı vergi incelemesi sonucu bulunacak matrah farkından düşülebilmesine de olanak sağlansaydı, beyanda ciddi bir patlama olabilirdi.
Yıl sonuna daha 3 ay var, hatadan dönülebilir...
Şükrü KIZILOT’un Hürriyet’teki yazısından kısalttım,özetledim.
VARLIK Barışı yılı sonuna kadar uzatıldı. Vergi incelemesine alınanlara,yıl sonuna kadar sigorta geldi. 19 Haziran 2009 tarihinden itibaren vergi incelemesine alınanlar, yıl sonuna kadar rahat.Vergi incelemesi “korkulu rüya” olmayacak.İnceleme sonucu ortaya çıkan farkın,%5'ini ödediklerinde,Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV ve vergi ziyaı cezası yönünden, haklarında hiçbir işlem yapılamayacak.
ÖRNEK A işletmesi, 20 Temmuz 2009 tarihinde vergi incelemesine alınmış. İnceleme sonucu, 25.000 TL gizlenen gelir bulunmuş.A işletmesi;
1) 2009 yılı sonuna kadar,vergi dairesine 25.000 TL beyan ederse,
2) Bu parayı, defterine kaydeder ve 6 ay içinde sermayeye ilave ederse , ( serbest meslek kazanç ile işletme defteri tutan,beyan ettikleri tutarı defterine kaydederlerse)
3) Vergi dairesine beyan ettiği tutar (örneğimizde 25.000 TL) üzerinden hesaplanan %5 vergiyi (yani 1.250 TL'yi), izleyen ayın sonuna kadar öderse, tespit edilen 25.000 TL gelir üzerinden Gelir ya da Kurumlar Vergisi ve KDV ile vergi ziyaı cezası istenemeyecek.Daha açık bir ifadeyle, 25.000 TL matrah farkı bulunan mükellef, bunun %5'ini yani 1.250 TL ödeyerek, bütün vergi ve cezalardan kurtulabilecek. Örnekteki mükellef, yurtdışından döviz getirirse,1250 TL yerine 500 TL ödeyecek.
19 hazirandan önce incelemeye alınanlar bu durumdan faydalanamıyorlar.
Ancak mevcut duruma göre,yurtdışından para getirecek olanlar,bu para ile ilgili olarak 31 Aralık 2013 e kadar, “2008 yılında yurt dışında elde edilen getirinin Türkiye'de niçin beyan edilmediği/vergisinin ödenmediği” sorgulamasına muhatap olabilecek ardından gelir ya da kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ödemeleri istenebilecek. Yurt içinde beyan edilecek para ve döviz tutarının, 2008 yılı vergi incelemesi sonucu bulunacak matrah farkından düşülebilmesine de olanak sağlansaydı, beyanda ciddi bir patlama olabilirdi.
Yıl sonuna daha 3 ay var, hatadan dönülebilir...
Şükrü KIZILOT’un Hürriyet’teki yazısından kısalttım,özetledim.
17 Eylül 2009 Perşembe
Duyuru 64-17/9/2009
Sayın Müşterimiz, 17/9/2009
Bayramınızı Kutlarız, uzun yıllar sevdiklerinizle birlikte saglıklı mutlu olarak pek çok bayramda bir arada olmanızı dileriz.
Bayramdan hemen sonrası kdv beyanının son günüdür,
28 eylül pazartesi günü kdv ve aylık muhtasarlar,
30 eylül çarşamba ssk primini ödemenin son günüdür.
Bu ödemelerin son güne bırakılması o güne özel bir sorun çıkması halinde sıkıntıya neden olmaktadır.Özellikle ssk priminde kurumun borcu olmayanlara uyguladığı %5 indirim hakkı yitirilmekte birgünlük bir gecikmenin bedeli yüksek olmaktadır.Tavsiyemiz bu tür ödemelerinizi son günü beklemeden 1-2 gün önce halletmenizdir.
Gerek krizin etkileri gerekse yaşandığı gün üzerinde durulup birkaç gün geçtikten sonra unutulan çeşitli toplumsal olaylar (örneğin son sel olayı) devletin gelirlerinde azalmanın yanısıra harcamalarında da artışa neden olduğundan devletin para toplayıcısı olan maliye diğer yollardan gelirini arttırmaya çalışmaktadır.Bu kapsamda çok basit gibi görünen bazı ihmaller için yüksek bedel ödemek durumunda kalınabilmektedir.Örneğin artık pek çoğunuzun bildiği gibi her ay için ba (alış faturaları listesi) ve bs (satış faturaları listesi) internet üzerinden her mükellef için gönderilmektedir.
Bu formlar çapraz kontrola tabi tutularak uyumsuzlukların düzeltilmesi istenmekte düzeltilen her form için 1.000.- TL civarında ceza uygulanmaktadır. Bu nedenle özellikle 8.000.-TL üzeri alış yada satış faturanızı kesinlikle düzenlendiği ayı izleyen ayın 10.gününe kadar bize vermiş olmanız gerekir.
Bizim ortağı olduğumuz Tekin Sigorta’nın acenteliğini yaptığı Ray Sigorta yeni bir uygulama başlatıyor,işinizde kullandığınız bize tamir ve yakıt faturalarını verdiğiniz araçlarınızı bu yeni uygulama kapsamında Ray Sigorta’ya sigortaladığınız takdirde,diğer şirketlerin tersine az kullanmaya değil çok kullanmaya indirim uyguluyorlar ve indirim oranıda ilginç % 40 !
Kasko sigortası yapıldığında POAŞ (Petrol Ofisi) ile Automatic anlaşması talebi dolduruluyor, bu talep POAŞ tarafından kabul edildiğinde size automatic hesabı açılıyor ve POAŞ 10.000 TL ye kadar yakıt alım kredisi veriyor firmanıza. Aylık yakıt bedelleri kredi kartı ödemesi gibi ödeniyor.
Sizin yapacağınız bu aşamadan sonra yakıtlarınızı Petrol Ofisinden almak.
Sisteme girildiğinde kasko sigortalarında %40 indirim uygulanıyor.
Bir düşünüp değerlendirmekte fayda var, bu uygulama ile 1 değil 2 avantaj sağlanabilir,%40 indirimin yanısıra yakıt alımlarınızın tamamını kredili ödemek, belgelemek ve izlemek.
İlginizi çekti ise bizden yada 2776221 -2592926 dan Elif Hanımdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Saygılarımızla.
İsmet Tekin
Bayramınızı Kutlarız, uzun yıllar sevdiklerinizle birlikte saglıklı mutlu olarak pek çok bayramda bir arada olmanızı dileriz.
Bayramdan hemen sonrası kdv beyanının son günüdür,
28 eylül pazartesi günü kdv ve aylık muhtasarlar,
30 eylül çarşamba ssk primini ödemenin son günüdür.
Bu ödemelerin son güne bırakılması o güne özel bir sorun çıkması halinde sıkıntıya neden olmaktadır.Özellikle ssk priminde kurumun borcu olmayanlara uyguladığı %5 indirim hakkı yitirilmekte birgünlük bir gecikmenin bedeli yüksek olmaktadır.Tavsiyemiz bu tür ödemelerinizi son günü beklemeden 1-2 gün önce halletmenizdir.
Gerek krizin etkileri gerekse yaşandığı gün üzerinde durulup birkaç gün geçtikten sonra unutulan çeşitli toplumsal olaylar (örneğin son sel olayı) devletin gelirlerinde azalmanın yanısıra harcamalarında da artışa neden olduğundan devletin para toplayıcısı olan maliye diğer yollardan gelirini arttırmaya çalışmaktadır.Bu kapsamda çok basit gibi görünen bazı ihmaller için yüksek bedel ödemek durumunda kalınabilmektedir.Örneğin artık pek çoğunuzun bildiği gibi her ay için ba (alış faturaları listesi) ve bs (satış faturaları listesi) internet üzerinden her mükellef için gönderilmektedir.
Bu formlar çapraz kontrola tabi tutularak uyumsuzlukların düzeltilmesi istenmekte düzeltilen her form için 1.000.- TL civarında ceza uygulanmaktadır. Bu nedenle özellikle 8.000.-TL üzeri alış yada satış faturanızı kesinlikle düzenlendiği ayı izleyen ayın 10.gününe kadar bize vermiş olmanız gerekir.
Bizim ortağı olduğumuz Tekin Sigorta’nın acenteliğini yaptığı Ray Sigorta yeni bir uygulama başlatıyor,işinizde kullandığınız bize tamir ve yakıt faturalarını verdiğiniz araçlarınızı bu yeni uygulama kapsamında Ray Sigorta’ya sigortaladığınız takdirde,diğer şirketlerin tersine az kullanmaya değil çok kullanmaya indirim uyguluyorlar ve indirim oranıda ilginç % 40 !
Kasko sigortası yapıldığında POAŞ (Petrol Ofisi) ile Automatic anlaşması talebi dolduruluyor, bu talep POAŞ tarafından kabul edildiğinde size automatic hesabı açılıyor ve POAŞ 10.000 TL ye kadar yakıt alım kredisi veriyor firmanıza. Aylık yakıt bedelleri kredi kartı ödemesi gibi ödeniyor.
Sizin yapacağınız bu aşamadan sonra yakıtlarınızı Petrol Ofisinden almak.
Sisteme girildiğinde kasko sigortalarında %40 indirim uygulanıyor.
Bir düşünüp değerlendirmekte fayda var, bu uygulama ile 1 değil 2 avantaj sağlanabilir,%40 indirimin yanısıra yakıt alımlarınızın tamamını kredili ödemek, belgelemek ve izlemek.
İlginizi çekti ise bizden yada 2776221 -2592926 dan Elif Hanımdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Saygılarımızla.
İsmet Tekin
Duyuru 63-17/9/2009
Bankadaki hesabınız buharlaşırsa-Aydın Ayaydın-GazeteVatan.
P.A. isimli bir okurumdan, bankada parasının nasıl buharlaştığı konusunda aldığım içler acısı mektubu ve belgeleri okuyunca bu filmi daha önce de gördüğüm için hiç şaşırmadım.Türkiye’de faaliyet gösteren bir yabancı bankada mevduatının buharlaştığını öne süren okurum başına gelen olayı bakın nasıl anlatıyor. “Ünlü bir Amerikan bankasının Göztepe Şubesi’nden bir yetkili bayan sürekli olarak beni evde ziyaret edip bana bankalarında mevduat açmalarını önermesi üzerine bize miras yolu ile kalan 120.000 TL lik mevduat hesabı açtırdım. Yasal zorunluluk olmasına ve isteğime rağmen bana hesap cüzdanı verilmedi. Şube müdürü tarafından hesap cüzdanına gerek olmadığı yatırdığım paranın dekontunun yeterli olduğunu savunarak beni ikna etti. Bana belli periyotlarda gelen İngilizce metinli ekstrelerden lisan bilmediğim için hiçbir şey anlamıyordum. Şube müdürünü her telefonla aradığımda mevduatınız çok iyi getiri getiriyor denildi. Ancak İstanbul dışında tatilde olduğum bir zamanda Genel Müdürlük müşteri hizmetlerinden telefonla hesabımdaki paranın 44 bin euro olduğunu öğrendim. Hemen Bankacı Ç.Ö’yü arayıp ne olduğunu sorduğumda, ‘Yine yok öyle bir şey senin paran şu kadar’ deyip bana yanlış bilgi verdi. Ancak daha sonra ortaya çıktı ki, benim paramı mevduat değil, bana imzalattıkları boş talimat yazıları ile başka yönlere sözde yatırım yaptırılmış ve param buharlaşmış.” Ünlü bu yabancı bankanın Göztepe şubesinde başına gelen bu olay anladığım kadarı ile okurumu bir hayli mağdur etmiş. Okurumuz bankanın genel müdürlüğüne ve BDDK’ya müracaat etmiş bir sonuç alamamış. En ilginci ise, BDDK’nın kendisine verdiği cevap. BDDK okurumuza demiş ki, ‘Bizim o yabancı bankaya yaptırabileceğimiz bir yaptırım yok. En iyisi siz mahkemeye başvurun. Nedense bu yabancı bankaya hiçbir kurum bir yaptırım uygulayamıyor. Müşterisinin mevduat diye açtırdığı hesaba cüzdan verilmiyor ve bu parayı mevduat yerine başka yerlere kaydırıyor BDDK bir şey yapamam diyor. Bu banka o kadar güçlü ki, kendisine verilen o dönemdeki yüklü bir vergi cezası bile dönemin Bakanı tarafından bir kalemde tamamı affediliyor. Bu ne güç Allahım. Aynı bankada benzer şikayetleri de aylar önce gündeme getirmiştim. Anladığım kadarı ile bu tür şikayetler bitmeyecek. Kim bilir bilemediğimiz daha ne kadar mağdur var.Değerli okurlarım, siz siz olun banka dışında, evinize veya ofisinize gelen sözde butik bankacı şık giyimli süslü bankacı hanımlara hesap açtırmayın. Hiçbir evrak imzalamayın. Bankaya para mı yatıracaksınız, seçtiğiniz bankaya gidin ve hesabınızı öyle açın. Hesap açarken de mevduat cüzdanınızı alın ve asla boş kağıt veya boş talimat yazısı imzalamayın. Süslü laflar ile gülücüklere kanıp paranızı elden hiçbir bankacıya vermeyin. Bu söylediklerimi yapmazsanız başınıza benzer olaylar gelirse söyleyecek bir şeyiniz olmaz.
Aydın Ayaydın’ın yazısı buraya kadar, bende ekleme yapayım,
Hangi konuda ve ne amaçla olursa olsun bir kağıda imza atmak durumunda iseniz
-mutlaka üstünü okumalısınız, üst tarafı okumak biraz zaman alacaktır ve kesinlikle bunu size imzala diye uzatan kişiye güvensizlik anlamına gelmez, bir prensip olarak bu uygulanmalıdır,burada geçecek süre ile,bir sorunla karşılaşılması halinde harcanacak zaman ve maddi bedel kıyaslanamaz.
-imzalanacak belgede daha sonra doldurulacak boş bırakılmış alan olmamalıdır, ancak bazen bu durumda imza atılma zorunluluğu ile karşılaşılmaktadır, bu durumda yapılması gereken, belge bu hali ile imzalandıktan sonra bir kopyasının alınıp saklanmasıdır,
-ve çok karşılaştığımız bir durum,imza attığınız her belgenin,dilekçe,form,sözleşme,makbuz,her ne ise ,birer örneği mutlaka sizde olmalıdır, bunları düzenli olarak saklamanız gerekir.bu belgeyi nereye veriyorsanız verin mutlaka bir örneği sizde kalmalıdır.Çok karşılaşıyoruz diyorum çünkü bizim sonradan bilgi edindiğimiz maliye yada sgk ya verilen dilekçeler ve oralarda düzenlenip imzalatılan tutanakların kopyalarının alınmaması durumu ile karşılaşıyor ve sıkıntı yaşıyoruz.
Saygılarımızla.
İsmet Tekin
P.A. isimli bir okurumdan, bankada parasının nasıl buharlaştığı konusunda aldığım içler acısı mektubu ve belgeleri okuyunca bu filmi daha önce de gördüğüm için hiç şaşırmadım.Türkiye’de faaliyet gösteren bir yabancı bankada mevduatının buharlaştığını öne süren okurum başına gelen olayı bakın nasıl anlatıyor. “Ünlü bir Amerikan bankasının Göztepe Şubesi’nden bir yetkili bayan sürekli olarak beni evde ziyaret edip bana bankalarında mevduat açmalarını önermesi üzerine bize miras yolu ile kalan 120.000 TL lik mevduat hesabı açtırdım. Yasal zorunluluk olmasına ve isteğime rağmen bana hesap cüzdanı verilmedi. Şube müdürü tarafından hesap cüzdanına gerek olmadığı yatırdığım paranın dekontunun yeterli olduğunu savunarak beni ikna etti. Bana belli periyotlarda gelen İngilizce metinli ekstrelerden lisan bilmediğim için hiçbir şey anlamıyordum. Şube müdürünü her telefonla aradığımda mevduatınız çok iyi getiri getiriyor denildi. Ancak İstanbul dışında tatilde olduğum bir zamanda Genel Müdürlük müşteri hizmetlerinden telefonla hesabımdaki paranın 44 bin euro olduğunu öğrendim. Hemen Bankacı Ç.Ö’yü arayıp ne olduğunu sorduğumda, ‘Yine yok öyle bir şey senin paran şu kadar’ deyip bana yanlış bilgi verdi. Ancak daha sonra ortaya çıktı ki, benim paramı mevduat değil, bana imzalattıkları boş talimat yazıları ile başka yönlere sözde yatırım yaptırılmış ve param buharlaşmış.” Ünlü bu yabancı bankanın Göztepe şubesinde başına gelen bu olay anladığım kadarı ile okurumu bir hayli mağdur etmiş. Okurumuz bankanın genel müdürlüğüne ve BDDK’ya müracaat etmiş bir sonuç alamamış. En ilginci ise, BDDK’nın kendisine verdiği cevap. BDDK okurumuza demiş ki, ‘Bizim o yabancı bankaya yaptırabileceğimiz bir yaptırım yok. En iyisi siz mahkemeye başvurun. Nedense bu yabancı bankaya hiçbir kurum bir yaptırım uygulayamıyor. Müşterisinin mevduat diye açtırdığı hesaba cüzdan verilmiyor ve bu parayı mevduat yerine başka yerlere kaydırıyor BDDK bir şey yapamam diyor. Bu banka o kadar güçlü ki, kendisine verilen o dönemdeki yüklü bir vergi cezası bile dönemin Bakanı tarafından bir kalemde tamamı affediliyor. Bu ne güç Allahım. Aynı bankada benzer şikayetleri de aylar önce gündeme getirmiştim. Anladığım kadarı ile bu tür şikayetler bitmeyecek. Kim bilir bilemediğimiz daha ne kadar mağdur var.Değerli okurlarım, siz siz olun banka dışında, evinize veya ofisinize gelen sözde butik bankacı şık giyimli süslü bankacı hanımlara hesap açtırmayın. Hiçbir evrak imzalamayın. Bankaya para mı yatıracaksınız, seçtiğiniz bankaya gidin ve hesabınızı öyle açın. Hesap açarken de mevduat cüzdanınızı alın ve asla boş kağıt veya boş talimat yazısı imzalamayın. Süslü laflar ile gülücüklere kanıp paranızı elden hiçbir bankacıya vermeyin. Bu söylediklerimi yapmazsanız başınıza benzer olaylar gelirse söyleyecek bir şeyiniz olmaz.
Aydın Ayaydın’ın yazısı buraya kadar, bende ekleme yapayım,
Hangi konuda ve ne amaçla olursa olsun bir kağıda imza atmak durumunda iseniz
-mutlaka üstünü okumalısınız, üst tarafı okumak biraz zaman alacaktır ve kesinlikle bunu size imzala diye uzatan kişiye güvensizlik anlamına gelmez, bir prensip olarak bu uygulanmalıdır,burada geçecek süre ile,bir sorunla karşılaşılması halinde harcanacak zaman ve maddi bedel kıyaslanamaz.
-imzalanacak belgede daha sonra doldurulacak boş bırakılmış alan olmamalıdır, ancak bazen bu durumda imza atılma zorunluluğu ile karşılaşılmaktadır, bu durumda yapılması gereken, belge bu hali ile imzalandıktan sonra bir kopyasının alınıp saklanmasıdır,
-ve çok karşılaştığımız bir durum,imza attığınız her belgenin,dilekçe,form,sözleşme,makbuz,her ne ise ,birer örneği mutlaka sizde olmalıdır, bunları düzenli olarak saklamanız gerekir.bu belgeyi nereye veriyorsanız verin mutlaka bir örneği sizde kalmalıdır.Çok karşılaşıyoruz diyorum çünkü bizim sonradan bilgi edindiğimiz maliye yada sgk ya verilen dilekçeler ve oralarda düzenlenip imzalatılan tutanakların kopyalarının alınmaması durumu ile karşılaşıyor ve sıkıntı yaşıyoruz.
Saygılarımızla.
İsmet Tekin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)