5 Şubat 2009 Perşembe

4 Şubat 2009 Çarşamba

Duyuru 59-5/2/2009

Sayın Müşterimiz, 5/2/2009
Mart ayında vereceğimiz gelir vergisi beyannamelerinde bizde bulunan defterlerden elde ettiğimiz bilgilerin dışında beyana tabi gelirinizin olup olmadığının izlenebilmesi için aşağıdaki formun doldurularak tarafımıza iade edilmesi işimizi kolaylaştıracaktır.
Defter tutularak hesaplanan gelir vergisi beyanına tabi gelirlerin dışındaki gelir türleri ücret,kira,faiz ve gayrimenkul alım satım gelirleridir, yakınlarınızdan bu tür geliri olanlar içinde bu formu kullanabilrisiniz.

Saygılarımızla.
İsmet Tekin

-----------------------------------------------------------------------------------
GELİR VERGİSİ MÜKELEFLERİ İÇİN MÜŞTERİ BİLGİ FORMU
MÜŞTERİNİN:
Adı, Soyadı :…………………………………………………
Vergi Dairesi :………………………………………………..
Hesap Numarası :………………………………………………..
T.C.Kimlik No :………………………………………………..

MÜKELLEFİYET ŞEKLİ:
Gelir Vergisi, Ticari Kazanç / Serbest MeslekDefter tutma usulü:
İşletme / Bilanço / Serbest Meslek
Ortaklık ise, Hisse Oranı :……….….

Ticari ve Mesleki Kazanç dışında aşağıdaki gelir unsurlarından elde edilenler:

1)Birden fazla işverenden elde edilen ücret geliri (Vergiye tabi matrah) ………..TL

2) -Gayrimenkul Sermaye İradı(Gayri safi):…………TL
a)-Konut Kira Geliri……………………………….………………….. TL
b)-İşyeri Kira Geliri……………………………………..………………TL
c)-Özel Araç Kira Geliri…………………………………………..…….TL

3)-Ortak olunan AŞ ve Ltd lerden elde edilen Kar Payı Tutarı…….TL
(Elde edilen Kar payının ½ si istisna (GVK Md.22) Gelirin yarısı beyan sınırı olan 19.800 TL'yi aştığında beyan edilir. Ancak tamamı üzerinden yapılan stopaj, hesaplanan Gelir Vergisinden mahsup edilir.)

4)-960TL’den fazla ve Döviz cinsinden OffShore Faiz Geliri /Alacak Faizi: ………TL

5)5 Yıldan az elde tutulup satılan,(2007 den önce alınanlarda 4Yıl)Gayrimenkul satış karı:…..TL (Kazanç hesaplanırken, maliyet bedeli (satıldığı ay hariç), ÜFE artış oranına göre yükseltilecek. 6.800.-TL. istisna düşülüp kalan kısım beyan edilecek.) Not: 2008 Yılında elde edilen TL, Döviz Mevduat faizleri ve Repo faiz gelirlerinin tutarı ne olursa olsun beyana tabi değil.
…../……/2009
Müşterinin Adı Soyadı : İmza :

27 Ocak 2009 Salı

Duyuru 58-27/1/2009

Sayın Müşterimiz, 27/1/2009

Bu ayda güzel bir ay,her ay yada 3 ayda bir tekrarlanan işlemlerin yanısıra bu aya özel beyan ve ödemeler var,ilan reklam vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi,

Her yıl tekrar hatırlatıyoruz, bizim bu iki vergi için hatırlatma dışında yapabileceğimiz bir şey yok, Eğer işyerinizin dışında ½ m2 den büyük ışıksız ya da büyüklük sınırı olmaksızın ışıklı levhanız var ise belediyeye gidip bunun vergisinin ödenmesi gerekir bu ay sonuna,yani 2 şubata kadar.Ödenmezse ne olur,belediye zabıtası gelir tespit eder,ne zaman taktın der yeni taktım diyene belgele,yani faturasını göster der ve vergiyi hesaplar üzerine gecikme zammı ekler tahsil eder.
Araç vergilerinin ilk taksidinin ödenmesinin son günüde 2 şubat. Bunun için ruhsat ele alınıp ya en yakın bankaya gidilecek (bankaların çoğu bunu tahsil ediyor),ya da bir banka internet şubesinden ödenecek, artık teknoloji böyle.

2008 in son günlerinde sosyal güvenlik sistemi karmaşası yaşadık hala da yaşıyoruz, bu durumun temel nedeni yeni kurulan SGK da yönetime gelenlerin genç/toy/deneyimsiz/yaparım olur sananlar olması, işte hep beraber görüyoruz allak bullak ettiler sistemi,bağkurdaki görevlinin ak dediğine ssk daki kara diyor emekli sandığı için ise o renk gri.
Bağkur primleri konusunda bir uyarımız var;
Ay sonuna kadar bağkura gelir beyanında bulunmanız gerekiyor.
Peki bulunmayanı ne bekliyor?
-Prime esas kazanç asgari ücret tutarına düşecek.(kanun çıktıktan sonraki
3 ay,kasım aralık ocakta en son ödediğiniz prim kabul edilmişti)
-Tehlike sınıfı en yüksekten alınacak %39 (666,00 x %39 = 259,74 )
Yapılması gereken; işverene bağlı personelin brüt maaşına bakılacak. Prime esas kazanç,yanında çalıştırdığı personelin brüt maaşından düşük olamaz.Ödemek istediği primi bildirene dilekçe hazırlıyoruz,iş konusunu da dilekçeye yazarak tehlike sınıfının doğru seçilmesini sağlıyoruz.Ancak bu dilekçeyi kurum doğrudan bağkurulunun elinden almak isteyebilir.
Bu durumda dilekçeyi bizden alıp bağkura götürmeniz gerekecektir.

Aralık ayında söz ettik bu yıl bilanço usulüne tabi müşterilerimizin defterlerine kapanış tasdiki yaptırmamız gerekiyor,daha önce neden bu yıl bu gereklilik var,yazmıştık.

Bu arada bazı müşterilerimize mesajlarımızın ulaşmasında aksamalar olduğunu gözlemekteyiz,mesajlarımız http://muhasebegunlugum.blogspot.com/ adresdeki blogumuzda sıralı olarak bulunmaktadır.Yani bu mesajları bir başka alanda saklamanıza gerek yok sadece bu adres bir kenarınızda bulunsun yeter.

Saygılarımızla-A.İsmet Tekin

Duyuru 58-27/1/2009

Sayın Müşterimiz, 27/1/2009

Bu ayda güzel bir ay,her ay yada 3 ayda bir tekrarlanan işlemlerin yanısıra bu aya özel beyan ve ödemeler var,ilan reklam vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi,

Her yıl tekrar hatırlatıyoruz, bizim bu iki vergi için hatırlatma dışında yapabileceğimiz bir şey yok, Eğer işyerinizin dışında ½ m2 den büyük ışıksız ya da büyüklük sınırı olmaksızın ışıklı levhanız var ise belediyeye gidip bunun vergisinin ödenmesi gerekir bu ay sonuna,yani 2 şubata kadar.Ödenmezse ne olur,belediye zabıtası gelir tespit eder,ne zaman taktın der yeni taktım diyene belgele,yani faturasını göster der ve vergiyi hesaplar üzerine gecikme zammı ekler tahsil eder.
Araç vergilerinin ilk taksidinin ödenmesinin son günüde 2 şubat. Bunun için ruhsat ele alınıp ya en yakın bankaya gidilecek (bankaların çoğu bunu tahsil ediyor),ya da bir banka internet şubesinden ödenecek, artık teknoloji böyle.

2008 in son günlerinde sosyal güvenlik sistemi karmaşası yaşadık hala da yaşıyoruz, bu durumun temel nedeni yeni kurulan SGK da yönetime gelenlerin genç/toy/deneyimsiz/yaparım olur sananlar olması, işte hep beraber görüyoruz allak bullak ettiler sistemi,bağkurdaki görevlinin ak dediğine ssk daki kara diyor emekli sandığı için ise o renk gri.
Bağkur primleri konusunda bir uyarımız var;
Ay sonuna kadar bağkura gelir beyanında bulunmanız gerekiyor.
Peki bulunmayanı ne bekliyor?
-Prime esas kazanç asgari ücret tutarına düşecek.(kanun çıktıktan sonraki
3 ay,kasım aralık ocakta en son ödediğiniz prim kabul edilmişti)
-Tehlike sınıfı en yüksekten alınacak %39 (666,00 x %39 = 259,74 )
Yapılması gereken; işverene bağlı personelin brüt maaşına bakılacak. Prime esas kazanç,yanında çalıştırdığı personelin brüt maaşından düşük olamaz.Ödemek istediği primi bildirene dilekçe hazırlıyoruz,iş konusunu da dilekçeye yazarak tehlike sınıfının doğru seçilmesini sağlıyoruz.Ancak bu dilekçeyi kurum doğrudan bağkurulunun elinden almak isteyebilir.
Bu durumda dilekçeyi bizden alıp bağkura götürmeniz gerekecektir.

Aralık ayında söz ettik bu yıl bilanço usulüne tabi müşterilerimizin defterlerine kapanış tasdiki yaptırmamız gerekiyor,daha önce neden bu yıl bu gereklilik var,yazmıştık.

Bu arada bazı müşterilerimize mesajlarımızın ulaşmasında aksamalar olduğunu gözlemekteyiz,mesajlarımız http://muhasebegunlugum.blogspot.com/ adresdeki blogumuzda sıralı olarak bulunmaktadır.Yani bu mesajları bir başka alanda saklamanıza gerek yok sadece bu adres bir kenarınızda bulunsun yeter.

Saygılarımızla-A.İsmet Tekin

10 Ocak 2009 Cumartesi

Duyuru 57-10/1/2009

Sayın Müşterimiz, 10/1/2009

Yılbaşından itibaren uygulanan en önemli değişiklik 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin (aynı işverene ait işyerlerinde çalışanların toplamı dikkate alınır) ücret ödemelerini banka kanalıyla yapma zorunluluğudur.Bu konuda yönetmelikler bekliyoruz,ocak ayının sonu da geliyor.Ocak ayı aylıkları ödenecek.Dikkatinizi çekelim uygulama ocak ücretinden itibaren değil,ocak ayından itibaren ödenecek ücretler için,yani haftalık yada geçen dönemden kalan ödeme de banka üzerinden olmalı.Esas olarak inşaat ve benzeri işlerde sıkıntımız var.Bu işyerlerinde 10 işçi üzerine hemen çıkılıyor ve işçi devamlı değil,işini tamamlayıp başka inşaata gidiyor.Bu işçilere banka kaydı açıp oradan ödeme yapmada sıkıntı ve zorluklar var ancak bu konuda yetkililerden halen bir açıklama yok.
Bu kapsama giren işveren ne yapmalı? (ki zamanla sınır alta çekilerek tüm çalışanlara ücret ödemelerinin bu yolla yapılması sağlanacağından halen daha az işçisi olanları da ilgilendiriyor bu açıklamamız)
Öncelikle işveren banka/hesap nosunu belirleyecek.Bankayla konuşacak.İşçilerini bu bankaya gönderip hesap açtırtacak.Her ayın sonundan önce bankaya ücret bordrosunundaki net ücretlere göre hazırlanan listeyi,talimat yazısı ekleyerek verecek.Kaç işyeri var ise hepsi için ayrı ayrı bunu yapmak gerekir.Bu yazı,"aşağıda listede isimleri ve hesap noları yazılı işçilerimizin karşılarında yazılı tutarların, ayın son günü itibariyle hesaplarına aktarılması….” şeklinde hazırlanacak.Böylece bankanın, işverenin hesabından bu tutarları, işçilerin hesabına aktarması sağlanacak.Bu işlemlerin her ay yerine getirilmesi gerekir.
Bu arada bir uyarıda da bulunalım,tüfek icadıyla mertliğin bozulması benzeri, bilgi işlem sistemlerinin mali/sosyal güvenlik denetimlerinde kullanılmaya başlanması ile eski güzel! günler geride kaldı.Gerek kira(özellikle kirayı alan açısından) gerekse işçi ücreti ödemelerinde mutlaka gerçek ücrete(ve kiraya)göre işlem yapılmalıdır.Bir kısmı bankadan bir kısmı elden ödeme yaparak devam etmek ileride önemli sorunlar yaratabilir. Şunu hatırlatalım bir işçinin “benim gerçek ücretim bu,bankadan aldığım dışında elden şu kadar alıyorum” diyerek ihbarda bulunması ve 2 arkadaşını şahit göstermesi halinde aksini ispat işveren açısından çok zordur ve geriye doğru uygulanacak gerçek dışı bildirim cezası inanılmaz boyutta olur.

Ticaret odası üyeleri şubat ayında oda seçimlerinde oy kullanacaklar, eğer sizde bu seçimlere etkin olarak katılmak istiyorsanız yetkili imzanızı yani seçimde sizi temsil edecek kişiyi bir an önce odanıza bildirmeniz gerekiyor.

Aralık ayı sonlarında yeni uygulamalar hakkında bilgi vermiştik,gözden kaçmış olabileceğini düşünerek tekrarlıyoruz:
1/1/2009 dan itibaren perakende satış/yazar kasa fişi kullanılabilecek en yüksek tutar 669.-TL oldu.Satılan mal yada hizmetin kdv dahil bedeli 670.-TL ve üzeri ise fatura düzenlenecek.Müşteri fiş değil fatura istiyorsa fatura kesilmelidir.
Vergi sistemimizin asıl belgesi faturadır.Her satışta fatura kesmenin pratik olmayacağı düşünülerek perakende satış/yazar kasa fişi kullanılmasına izin verilmiştir.Müşteriden talep olmadıkça 2009 yılında 670 TL ye kadar fiş verilebilir.

Alıcısınız,ödeme yaptığınız ürüne karşılık fiş aldınız,bunu hangi şartlarda deftere kaydederiz? Öncelikle sınıra uymak gerek,fiş 2008 yılından ise 599,2009 tarihli ise 6669TL yi aşmamalı,ki satıcı zaten normal şartlarda bu tutarların üzerinde fiş düzenlemez.Ve satın alınan ürün, belgenin defterine işleneceği mükellefin olduğu gibi yada üzerinde değişiklik yaparak satacağı bir ürün olmamalıdır.Diğer bir deyişle satın alınan mal veya ham madde malzeme niteliğinde olmamalıdır.Gider mahiyetindeki alımlarda fiş ile kayıt yapılabilir.

Demirbaş sınırıda 1/1/2009 tarihinde 600TL den 670TL ye çıktı.670TL ve üzeri değerde olan ve firmada uzun süreli kullanılacak değerler amortismana tabi kıymet olarak kaydedilecek ve özelliğine göre 3-5-8 yılda amorti edilecektir.670TL nin altında değerdeki uzun süreli kullanılanlar bir defada gider yazılabilir.Burada 670TL kdv hariç değerdir.

Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin.

22 Aralık 2008 Pazartesi

Duyuru 56-22/12/2008

Şu mesajı size 21 ekimde göndermiş ve sonuna da sigortasız işçi çalıştırmayın uyarımızı eklemiştik;
Sayın Müşterimiz, 19/12/2008
Kayıtdışı işçi çalıştırmayı önlemek için kamu adına denetim yapan tüm görevliler seferber edilecek. Başta Maliye/Belediye elemanları olmak üzere bir işyerinde kendi alanlarına giren konularda herhangi bir denetim yapan kamu denetçileri, o işyerinde kayıtdışı işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı veya ücretlerin prim kesintisine esas kazançlar açısından tam olarak gösterilip gösterilmediğini denetlemekle görevli olacak.Denetçi ne yapacak? Kamu denetçileri, kendi mevzuatları gereğince yapacakları çalışmalar sırasında işyerlerinde çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları ve sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirildiğini saptamaları halinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirecekler.Bir ay süre veriliyor: Kayıtdışı işçi çalıştıran veya primleri eksik yatıran işverenlere,işçileri sigortalamaları veya eksik primleri tamamlamaları konusunda 1 aylık süre verilecek.İşverenin belgeleri 1 ay da tamamlamaması halinde kurum söz konusu tespitlere ilişkin prim borçlarını hesaplayarak işverene borç çıkartacak. İşveren, tahakkuk ettirilen prim ve diğer sigorta borçlarını tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemekle yükümlü.İtiraz hakkı var:İşverenler,bu tür borçlara karşı,tebliğde bulunan ilgili birime 1 ay içinde itiraz edebilecek.İtiraz borcun takip ve tahsil işlemlerini durduracak.İtirazlar,il müdürlüklerindeki komisyonlarca karara bağlanacak. İşveren komisyonun kararına karşı yetkili mahkemeye başvuruda bulunarak itiraz edebilecekler.
Halk arasında “sigortasız çalıştırma”,teknik olarak “tescilsiz çalışma” şeklinde adlandırılan kayıtdışı çalıştırmaya yönelik idari para cezaları arttırıldı. Öteden beri uygulanan cezalarda değişiklikler yapıldı yasa yürürlüğe girdi.
1 Ekimden sonra sigortasız çalıştırmanın cezası ne oldu?Bu sorunun tek cevabı yok.
a-İşveren sigortasız işçi çalıştırdığını kendisi kuruma bildirirse uygulanacak ceza tutarı eskiden olduğu gibi bir asgari ücret olacak.
b-İşveren kendisi değil de kurumun denetim elemanları veya başka bir şekilde tespit edilen sigortasız her bir işçi için uygulanacak ceza miktarı asgari ücretin iki katı olacak.
Örneğin, kurum kontrol memuru 16 Ekim 2008 tarihinde yaptığı denetimlerde 5 kişinin tescilsiz (sigortasız) çalıştırıldığını tespit ederse, uygulanacak ceza şu şekilde hesaplanır: 5x2=10x638.77=6.380 YTL ceza uygulanır.
c-Sigortasız çalıştırmanın tekrarı halinde ise ceza miktarı katlanıyor. Kanun hükmüne göre, tescilsiz işçi çalıştıran işverenler, bir yıl içinde tekrar tescilsiz çalıştırmaları halinde uygulanacak ceza tutarı sigortasız her bir işçi için asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.Örneğimizle devam edelim;
16 ekim 2008 tarihinde 5 işçiyi tescilsiz çalıştırdığı tespit edilen işverene her bir işçi için asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanacağını belirtmiştik. Aynı işverenin takip eden bir yıl içinde, yani 16 Ekim 2009 tarihine kadar sigortasız çalıştırdığı tespit edilen her bir işçi için beş asgari ücret ceza alacak. Örneğin, bir yıl içinde toplam 10 kişiyi daha sigortasız çalıştırdığı belirlenirse, 10x5=50 asgari ücret ceza uygulanacaktır.
Sonuç olarak siz siz olun sigortasız işçi çalıştırmayın. Yakalanmanız halinde ağır yaptırımlar var.

Bu defa şöyle bir gelişme oldu: SGK Başkanlığınca 2008/97 Genelge yayınlandı.:Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı istihdamla mücadele ülkemizin en önemli sorunları arasında yer almaktadır.Bu mücadele; sadece Kurumumuzun alacağı tedbir ve yapacağı denetimlerle değil, aynı zamanda Devletin tüm kurumları arasında işbirliğini ve bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesini gerektirmektedir.Yeni Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun;8.md nin 7.fıkrası ; “Kamu idareleri ile bankalar,Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler” der,peki bu kurum ve kuruluşlar kimler ?1.Bankalar
2.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü
3.Milli Eğitim İl Müdürlüğü
4.Tarım ve Köy İşleri İl Md.
5.Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü
6.Sağlık İl Müd.
7.Sanayi ve Ticaret İl Md.
8.Belediyeler
9.Emniyet İl Md./Jandarma İl Komutanlığı
10.İl Özel İdareleri
11.Valilikler
12.Ulaştırma Bakanlığı/Karayolları G.Md.
13.Çevre ve Orman Bakanlığı
14.PTT Genel Müd.
15.Türkiye Seyahat Acentaları Birliği
16.Özerk Spor Fedarasyonları
17.TTNET A.Ş.
18.Türk Telekom A.Ş.
19.Vodafon, Turkcell, Avea A.Ş.
20.Noterler

İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASI Tebliğin 29.md yapılan kontroller sonucu Kanunun ilgili hükmünde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ve bankalar ile diğer kuruluşlara,Kanunun 102.md 1.fıkra g bendi gereğince sigortalı başına aylık asgari ücretin %10 u tutarında idari para cezası uygulanacak olmakla birlikte, bu işlemler,SSK Gn.Md. talimatları ve bilgisi doğrultusunda yürütülecektir.Nasıl uygulanacak, nasıl ceza kesilecek. Bekleyip göreceğiz.

Evet bunun anlamı şu,bir iş sahibinin herhangibir işi için yukarıda sayılanlara giden kişi o iş sahibinin yanında sigortalımı değilmi diye bu kurumlar bakacak,bakmayan cezalanacak,biri birine bir iş için yardım ediyorsa mutlaka onun sigortalısı olmalı,öyle vatan millet ahiret hayrına, sevaptır falan diye yardımlaşma yassak.
Tekrarlayalım,uygulanabilirmi,nasıl uygulanacak,bekleyip göreceğiz.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Duyuru 55-17/12/2008

Sayın Müşterimiz, 17/12/2008

9 günlük ülkemize özgü bir tatili daha bitirdik,önceden hazırlık yapmamıza rağmen bu 9 gün içindeki 12 aralık Cuma ve 13 aralık Cumartesi 2009 yılında kullanılacak resmi defterlerin tasdiki işimizi tamamlayamadık.Nedeni 9 gün tatile noterimizinde saygı göstermesi idi.Cuma bir nöbetçisi vardı,cumartesi ise kapalı idi.

Bu hafta sonu,kendilerine bildirilen ödemelerini yapan müşterilerimizin defterlerini onaylatacak ve yerlerine kaldıracağız.Ödeme yapmamış olanları da, ödeme yaptıklarında tek tek notere gönderip onaylatacağız,bu ay tasdik edilemeyen ocak ayında tasdik edilenlere,tespit edildiğinde usulsüzlük cezası uygulanıyor.Ödeme tutarı konusunda sorusu olan müşterimize masraf listesi gönderiyor,birlikte kontrolu böylece sağladıktan sonra,varsa bir hata düzeltme yapıyoruz.

Biz bu yıla kadar defterlere kapanış tasdiki yaptırmıyorduk.
Nedeni bu kapanış tasdikinin vergi kanunları açısından zorunlu olmaması,
ticaret kanununda bu konuda zorunluluk olması idi.Ticaret kanunundaki zorunlulukta sadece ticari davalarda gündeme geliyordu.Yakından izlediğim son 30-40 yıllık geçmişimizde bu konuda bu yıl hariç hiçbir sorun yaşamadık.
Bizim bildiğimiz kapanış tasdiki olmayan defterin, kapanış tasdikli deftere karşı ticari davalarda delil olarak kabul edilme açısından dezavantajlı olacağı idi.
Yani bir ticari dava açılmış olacak,bu davada hakim bilirkişi tayin edecek,bilirkişi defterlere bakıp rapor yazacak,taraflardan birinin defterleri kapanış tasdikli diğerininki değil ise,kapanış tasdiki olanın defterleri delil kabul ediyor diğerinin defterlerine bakmıyordu. Eğer iki tarafın defterleride kapanış tasdiksiz ise bunların ikisinide delil kabul etmek durumda idi.Genellikle kapanış tasdiki yapılmamakta olduğuna göre de sorun yok,kapanış tasdiki yaptırmamak önemli bir eksiklik sayılmaz idi.Ancak son yıllarda durum farklılaşmış,bu yıl bir müşterimizin davasında bunu gördük,öğrendik;
Yargı artık kapanış tasdiksiz defteri delil kabul etmiyor,bakmıyor, incelemiyor.Bu,içinde bulunduğumuz dönem için önemli bir yeni durum.
Ayrıca şunu da izliyoruz,
Dalga dalga gelen,gittikçe şiddetlenmekte olan küresel ekonomik kriz,bir iddiaya göre teğet yada değerek geçti dense de, önümüzdeki dönemde parayı elde tutma, ödemeyi geciktirme hatta mümkünse ödememe eğilimlerini arttıracak,ticari ilişkilerde birbirinin ümmüğünü sıkma eğilimi artacak.
Bu nedenle bu yıldan itibaran kapanış tasdiklerinizi de yaptıracağız.
Her biten yılı izleyen yılın ilk ayının sonuna kadar bu tasdiğin yapılması gerekiyor. Yani ocak ayında yapılacak kapanış tasdiği, aralık ayının kayıtları tamamlanıp defterlerinizde kapanış kayıtları yapıldıktan sonra.
Bunun 2008 yılı tarifesi 80 YTL civarında,2009 da 100 YTL ye yaklaşacak diye tahmin ediliyor.Ayrıca bir masrafıda yok.

Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin