22 Aralık 2008 Pazartesi

Duyuru 56-22/12/2008

Şu mesajı size 21 ekimde göndermiş ve sonuna da sigortasız işçi çalıştırmayın uyarımızı eklemiştik;
Sayın Müşterimiz, 19/12/2008
Kayıtdışı işçi çalıştırmayı önlemek için kamu adına denetim yapan tüm görevliler seferber edilecek. Başta Maliye/Belediye elemanları olmak üzere bir işyerinde kendi alanlarına giren konularda herhangi bir denetim yapan kamu denetçileri, o işyerinde kayıtdışı işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı veya ücretlerin prim kesintisine esas kazançlar açısından tam olarak gösterilip gösterilmediğini denetlemekle görevli olacak.Denetçi ne yapacak? Kamu denetçileri, kendi mevzuatları gereğince yapacakları çalışmalar sırasında işyerlerinde çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları ve sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirildiğini saptamaları halinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirecekler.Bir ay süre veriliyor: Kayıtdışı işçi çalıştıran veya primleri eksik yatıran işverenlere,işçileri sigortalamaları veya eksik primleri tamamlamaları konusunda 1 aylık süre verilecek.İşverenin belgeleri 1 ay da tamamlamaması halinde kurum söz konusu tespitlere ilişkin prim borçlarını hesaplayarak işverene borç çıkartacak. İşveren, tahakkuk ettirilen prim ve diğer sigorta borçlarını tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemekle yükümlü.İtiraz hakkı var:İşverenler,bu tür borçlara karşı,tebliğde bulunan ilgili birime 1 ay içinde itiraz edebilecek.İtiraz borcun takip ve tahsil işlemlerini durduracak.İtirazlar,il müdürlüklerindeki komisyonlarca karara bağlanacak. İşveren komisyonun kararına karşı yetkili mahkemeye başvuruda bulunarak itiraz edebilecekler.
Halk arasında “sigortasız çalıştırma”,teknik olarak “tescilsiz çalışma” şeklinde adlandırılan kayıtdışı çalıştırmaya yönelik idari para cezaları arttırıldı. Öteden beri uygulanan cezalarda değişiklikler yapıldı yasa yürürlüğe girdi.
1 Ekimden sonra sigortasız çalıştırmanın cezası ne oldu?Bu sorunun tek cevabı yok.
a-İşveren sigortasız işçi çalıştırdığını kendisi kuruma bildirirse uygulanacak ceza tutarı eskiden olduğu gibi bir asgari ücret olacak.
b-İşveren kendisi değil de kurumun denetim elemanları veya başka bir şekilde tespit edilen sigortasız her bir işçi için uygulanacak ceza miktarı asgari ücretin iki katı olacak.
Örneğin, kurum kontrol memuru 16 Ekim 2008 tarihinde yaptığı denetimlerde 5 kişinin tescilsiz (sigortasız) çalıştırıldığını tespit ederse, uygulanacak ceza şu şekilde hesaplanır: 5x2=10x638.77=6.380 YTL ceza uygulanır.
c-Sigortasız çalıştırmanın tekrarı halinde ise ceza miktarı katlanıyor. Kanun hükmüne göre, tescilsiz işçi çalıştıran işverenler, bir yıl içinde tekrar tescilsiz çalıştırmaları halinde uygulanacak ceza tutarı sigortasız her bir işçi için asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacak.Örneğimizle devam edelim;
16 ekim 2008 tarihinde 5 işçiyi tescilsiz çalıştırdığı tespit edilen işverene her bir işçi için asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanacağını belirtmiştik. Aynı işverenin takip eden bir yıl içinde, yani 16 Ekim 2009 tarihine kadar sigortasız çalıştırdığı tespit edilen her bir işçi için beş asgari ücret ceza alacak. Örneğin, bir yıl içinde toplam 10 kişiyi daha sigortasız çalıştırdığı belirlenirse, 10x5=50 asgari ücret ceza uygulanacaktır.
Sonuç olarak siz siz olun sigortasız işçi çalıştırmayın. Yakalanmanız halinde ağır yaptırımlar var.

Bu defa şöyle bir gelişme oldu: SGK Başkanlığınca 2008/97 Genelge yayınlandı.:Kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı istihdamla mücadele ülkemizin en önemli sorunları arasında yer almaktadır.Bu mücadele; sadece Kurumumuzun alacağı tedbir ve yapacağı denetimlerle değil, aynı zamanda Devletin tüm kurumları arasında işbirliğini ve bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesini gerektirmektedir.Yeni Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun;8.md nin 7.fıkrası ; “Kamu idareleri ile bankalar,Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler” der,peki bu kurum ve kuruluşlar kimler ?1.Bankalar
2.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü
3.Milli Eğitim İl Müdürlüğü
4.Tarım ve Köy İşleri İl Md.
5.Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü
6.Sağlık İl Müd.
7.Sanayi ve Ticaret İl Md.
8.Belediyeler
9.Emniyet İl Md./Jandarma İl Komutanlığı
10.İl Özel İdareleri
11.Valilikler
12.Ulaştırma Bakanlığı/Karayolları G.Md.
13.Çevre ve Orman Bakanlığı
14.PTT Genel Müd.
15.Türkiye Seyahat Acentaları Birliği
16.Özerk Spor Fedarasyonları
17.TTNET A.Ş.
18.Türk Telekom A.Ş.
19.Vodafon, Turkcell, Avea A.Ş.
20.Noterler

İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASI Tebliğin 29.md yapılan kontroller sonucu Kanunun ilgili hükmünde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ve bankalar ile diğer kuruluşlara,Kanunun 102.md 1.fıkra g bendi gereğince sigortalı başına aylık asgari ücretin %10 u tutarında idari para cezası uygulanacak olmakla birlikte, bu işlemler,SSK Gn.Md. talimatları ve bilgisi doğrultusunda yürütülecektir.Nasıl uygulanacak, nasıl ceza kesilecek. Bekleyip göreceğiz.

Evet bunun anlamı şu,bir iş sahibinin herhangibir işi için yukarıda sayılanlara giden kişi o iş sahibinin yanında sigortalımı değilmi diye bu kurumlar bakacak,bakmayan cezalanacak,biri birine bir iş için yardım ediyorsa mutlaka onun sigortalısı olmalı,öyle vatan millet ahiret hayrına, sevaptır falan diye yardımlaşma yassak.
Tekrarlayalım,uygulanabilirmi,nasıl uygulanacak,bekleyip göreceğiz.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Duyuru 55-17/12/2008

Sayın Müşterimiz, 17/12/2008

9 günlük ülkemize özgü bir tatili daha bitirdik,önceden hazırlık yapmamıza rağmen bu 9 gün içindeki 12 aralık Cuma ve 13 aralık Cumartesi 2009 yılında kullanılacak resmi defterlerin tasdiki işimizi tamamlayamadık.Nedeni 9 gün tatile noterimizinde saygı göstermesi idi.Cuma bir nöbetçisi vardı,cumartesi ise kapalı idi.

Bu hafta sonu,kendilerine bildirilen ödemelerini yapan müşterilerimizin defterlerini onaylatacak ve yerlerine kaldıracağız.Ödeme yapmamış olanları da, ödeme yaptıklarında tek tek notere gönderip onaylatacağız,bu ay tasdik edilemeyen ocak ayında tasdik edilenlere,tespit edildiğinde usulsüzlük cezası uygulanıyor.Ödeme tutarı konusunda sorusu olan müşterimize masraf listesi gönderiyor,birlikte kontrolu böylece sağladıktan sonra,varsa bir hata düzeltme yapıyoruz.

Biz bu yıla kadar defterlere kapanış tasdiki yaptırmıyorduk.
Nedeni bu kapanış tasdikinin vergi kanunları açısından zorunlu olmaması,
ticaret kanununda bu konuda zorunluluk olması idi.Ticaret kanunundaki zorunlulukta sadece ticari davalarda gündeme geliyordu.Yakından izlediğim son 30-40 yıllık geçmişimizde bu konuda bu yıl hariç hiçbir sorun yaşamadık.
Bizim bildiğimiz kapanış tasdiki olmayan defterin, kapanış tasdikli deftere karşı ticari davalarda delil olarak kabul edilme açısından dezavantajlı olacağı idi.
Yani bir ticari dava açılmış olacak,bu davada hakim bilirkişi tayin edecek,bilirkişi defterlere bakıp rapor yazacak,taraflardan birinin defterleri kapanış tasdikli diğerininki değil ise,kapanış tasdiki olanın defterleri delil kabul ediyor diğerinin defterlerine bakmıyordu. Eğer iki tarafın defterleride kapanış tasdiksiz ise bunların ikisinide delil kabul etmek durumda idi.Genellikle kapanış tasdiki yapılmamakta olduğuna göre de sorun yok,kapanış tasdiki yaptırmamak önemli bir eksiklik sayılmaz idi.Ancak son yıllarda durum farklılaşmış,bu yıl bir müşterimizin davasında bunu gördük,öğrendik;
Yargı artık kapanış tasdiksiz defteri delil kabul etmiyor,bakmıyor, incelemiyor.Bu,içinde bulunduğumuz dönem için önemli bir yeni durum.
Ayrıca şunu da izliyoruz,
Dalga dalga gelen,gittikçe şiddetlenmekte olan küresel ekonomik kriz,bir iddiaya göre teğet yada değerek geçti dense de, önümüzdeki dönemde parayı elde tutma, ödemeyi geciktirme hatta mümkünse ödememe eğilimlerini arttıracak,ticari ilişkilerde birbirinin ümmüğünü sıkma eğilimi artacak.
Bu nedenle bu yıldan itibaran kapanış tasdiklerinizi de yaptıracağız.
Her biten yılı izleyen yılın ilk ayının sonuna kadar bu tasdiğin yapılması gerekiyor. Yani ocak ayında yapılacak kapanış tasdiği, aralık ayının kayıtları tamamlanıp defterlerinizde kapanış kayıtları yapıldıktan sonra.
Bunun 2008 yılı tarifesi 80 YTL civarında,2009 da 100 YTL ye yaklaşacak diye tahmin ediliyor.Ayrıca bir masrafıda yok.

Saygılarımızla.
A.İsmet Tekin

27 Kasım 2008 Perşembe

Duyuru 54-27/11/2008

Vergi borcu taksitlendirmede son 2 gün ve varlık kazandırma adı altında vergi affı yasası hk.
Sayın Müşterimiz,

Evet böyle oluyor,yılın son günlerinde yeni yasal düzenlemeler oldukça bizden daha sık mesajlar alıyorsunuz,
Hele birde böyle kriz kapıda, önlem alalım diye daha da geniş kesimleri ilgilendiren yeni uygulamalar olunca daha daha sık hatırlatma mesajlarımıza gerek duyuyoruz,

Yine 2 konumuz var,
Vergi borçlarının ödenmesinde kolaylık sağlayan yasa
Ve kriz yasası denen asıl adı varlıkların ekonomiye kazandırılması olan ancak asıl olması gereken adı “Türkiye Cumhuriyeti Tarihindeki En Geniş Kapsamlı Vergi Affı Yasası” olan yasa,

1-Eğer ödeyemediğiniz ya da ihtilaflı vergi borcunuz var ise buna yıllık %3 faiz uygulanarak 18 taksitte ödeme şansını kullanmak için bugün sondan 2.gün.
Yarın son gün.Bir kaç kez yazdık mesajlarımızda, tekrar hatırlatıyoruz,iyi bir tekliftir, gerçi bu kriz denen şey eğer daha başlıyor ve aslı daha ileride gelip vuracak ise ekonomiyi,buna benzer ve daha da cazip uygulamalar olacaktır.Ancak ya olmazsa denerek var ise vergi borcu takside bağlatmakta yarar var diyoruz biz.

2-Küresel mali krizde yastık altı paraların ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan "varlık barışı" yasası çıktı.Türkiye'yi kara para cenneti haline getireceği eleştirilerine karşın Meclis'ten geçen yasa,yurtdışındaki tasarrufu %2,yurt içindeki tasarrufu da %5 vergiyle ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor."Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun"a göre beyan edilen varlık Gelir ve Kurumlar Vergisi'nden muaf olacak.Yurtdışından/yurtiçinden beyan edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008'den önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi yapılmayacak. Bu şu demek;
Diyelim ki bir vergi mükellefi 250.000 YTL varlığım vardı ve bunu daha önce vergiye tabi tutmadım şimdi bu yasaya göre beyan ediyorum dedi.Bunun için mart ayı sonuna kadar eğer bu tutarı dışardan içerideki bir banka hesabına yatırırsa 5.000 YTL böyle bir şansı olmayıp içeride bir bankaya yatırırsa 12500 YTL vergi ödeyecek ve;
1/1/2008 öncesine ait kendisi yada firması hakkında yapılacak olan 22 kasım 2008 sonrasında başlamış her türlü vergi incelemesinde bulunacak olan her hangi bir vergi beyan farkından bu 250.000 YTL yi düşebilecek.
Daha da anlaşılır olalım böyle bir beyanda bulunuldu ve 2009 ocak ayında 2005 yılı defterleri incelemeye istendi, incelendi ve raporda dendiki bu mükellef 2005 yılında 200.000 YTL gelirini beyan etmemiştir, buna hiçbir işlem yapılmayacak, eğer tespit edilen eksik beyan 300000 ise 300-250=50.000 YTL lik beyan farkı için vergi ve ceza uygulanacak.
Kanuna göre,gerçek veya tüzel kişilerin,1 Ekim 2008 de sahip olduğu yurtdışındaki para,altın,döviz,menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, taşınmazları, 2009 yılı Şubat ayı sonuna kadar YTL cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilecek ya da vergi dairelerine beyan edilecek.
Bu kıymetler, Vergi Usul Kanunu uyarınca, defter tutan mükelleflerce beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilebilecek.

Önümüzdeki hafta içinde size bildirilecek yeni yıl defterleri ve yıllık masraflarınızı ödemeniz halinde 9 gün tatil içinde bu defter işimizi halledeceğiz.

Saygılarımızla
A.İsmet Tekin

Duyuru 53-21/11/2008

Sayın Müşterimiz, 2008/kasım sonu.

Batıyorum diye yıllardır feryat eden SSK ve Bağ-Kur’un sesi ancak küresel krizin kapıya dayandığı günlerde ciddiye alınıp,hemen çözüm bulalım diye,ehil olmayan deneyimsiz kadrolara görev verilince sistem allak bullak oldu; Sosyal güvenlik konusunda neyi ne zaman nasıl yapmak gerektiğini biz mali müşavirler,bağkurda çalışanlar ve ssk da çalışanlar,herbirimiz farklı farklı yorumluyor, birbirimize sordukça daha da çok karıştırıyoruz.
Emeklilik, sağlık sisteminden yararlanma, sağlık sigortası, emeklinin tekrar çalışması (sosyal güvenlik destek primi), çalışmadan sigortayı devam ettirmek (isteğe bağlı sigorta) hepsi karıştı, bulanıklaştı, sisler yavaş yavaş dağılacak ve bizde önümüzü göreceğiz,inşallah.

Ve güncel durum,2 konumuz var;
-SSK primlerinde %5 indirim ve
-yeni ilk kez sigortalı çalıştırılması halinde devletin prim desteği.

%5 indirimden faydalanmak için geçmişten hiç prim borcunuz,idari para cezanız olmamalı,
5510 sayılı yasaya göre tahakkuk fişi alınmalı ve prim yasal süresinde ödenmelidir.
Yasal süresinde ödenmeyen primin %5 indirim hakkı kaybolmakta ve primin tamamına gecikme zammı uygulanarak tahsil edilmektedir.
Asıl kritik şart tahakkuk fişinin 5510 sayılı yasaya göre alınması oldu bu ay,
çünkü bildiğiniz gibi artık hem vergi hemde ssk tahakkuk işlemlerini internetten biz yapıyoruz ve bu 5510 sayılı yasaya göre tahakkuk alma seçeneği geçen hafta sonlarında kondu kurumun internet sayfasına.Dolayısı ile bu ay,ayın ilk günlerinde hemen aldığımız tahakkuklarda %5 indirim yok, zaten çok fazla bir fark da yok ama tabi indirim indirimdir diyerek, özellikle prim borcu olmadığını kesin bildiğimiz ve enaz 5 işçi çalışan işyerlerinin tahakkuklarını değiştiriyoruz, bu durumda ilk tahakkukun 11,20 YTL damga vergisi de ayrıca ödenecek.

İlk kez sigortalı çalıştırma desteğine gelince bu konuda daha önce de kısaca bilgi vermiştik tekrarlayalım, geçen 12 ay ortalama işçi sayısından fazla olmak şartı ile 18-29 yaş arası erkek ve 18 yaş üstü kadın işçiyi ilk kez çalıştırmaya başlamanız ve geçecek süre zarfında bu işçi sayısında eksilme olmaması şartı ile bu yeni işçinin işveren prim hissesini devlet önce tamamen karşılıyor sonra kısmen.(ilk yıl %100,2.yıl %80,3.yıl %60,4.yıl %40 ve 5.yıl %20).

Güncel konularımız bunlar,Hürriyet alıp hergün Şükrü Kızılot’a bakanlar bu konularda biraz biraz birşeyler okumuş oluyorlar ben daha kolay anlaşılır hale getirdiğimi sanıyorum.

Yılın bu döneminde mesajlarımıza dahil ettiğimiz bir konumuz daha oluyor, bir hafta sonra yılın son ayına gireceğiz ve bu 31 günlük ayın 9 günlük bayram vs tatili ve ayrıca 4 gün hafta sonu tatili var, 31-(9+4)=18 çalışma günümüz var aralıkta.Zaten her yaptıklarımızın yanısıra sizlerin 2009 defterlerini de hazırlayıp notere onaylatmak zorundayız bu 18 gün içinde.
Bu toplu harcamanın maliyetini sizlere yansıtırken yıl içinde sizin için tükettiğimiz diğer malzemeninde bedelini topluca hesaba katıyoruz biliyorsunuz.Bu tutar ortalama olarak şirket ve birinci sınıf defter tutulan şahıs firmalarında bu yıl 600-800 YTL,işletme ve serbest meslek defteri tutulan mükelleflerde ise 250-300 YTL civarındadır,sizi arkadaşımız aradığında geciktirmeden bu bedelin ödenmesi halinde hemen aralığın ilk haftasında bu yeni yıla hazırlığımızı tamamlamamıza yerdımcı olacaksınız.

Saygılarımızla
A.İsmet Tekin

29 Ekim 2008 Çarşamba

Duyuru 52-29/10/2008

Sayın Müşterimiz, 29/10/2008

Sosyal Güvenlik sistemizdeki köklü değişikliklerin uygulanmasında açıklık sağlanması zaman alacak.SSK nın kurulması ile başlayan uygulamalar arada değişikliklere uğradı, yıllar sonra Bağkur devreye girdi, ama geçen yaklaşık 50 yıl içinde bu kadar köklü ve hemen her uygulamayı değiştiren bir değişim olmamıştı.Değişim bu derece geniş olunca da ne yapılacağını anlamak ve uygulamak sadece biz mali müşavirler için değil ilgili kurumlar SSK ve Bağkur personeli açısından da zor oluyor zaman alıyor.

Biz bu duruma karşılık kurulduğumuz 1956 dan bu yana ilk kez “mesleki sorumluluk sigortası” satın aldık.Olası hatalarımızdan doğabilecek yaptırımlara karşı kendimizi koruma ihtiyacını ilk kez duyduk.Hata hiç yapmıyor değildik,bizim hatamızdan doğan ve müşterimize yönelen bu yaptırımları zaten biz karşılıyorduk ama bu kez bu riski bu poliçeyi satın alarak özel sigorta şirketine devrettik.

Evet bir süre alacak yeni uygulamalara uyum sağlamak,bu kapsamda sizi uyarmamız gereken konuları bu mesajlar yolu ile size iletiyoruz.

Bu kez de aşağıdaki 4 konuya dikkatinizi çekmek istiyoruz:

1-İşverenler işçilerine banka yada başka bir alanda kullanmak üzere beyan edilenden daha yüksek maaş belgesi veremezler.Biz zaten bu tür belgelere işveren olarak müşterimizin kaşe ve imzasına onay vermiyorduk,ama bu tür belge istendiğinde imzasız ve kaşesiz olarak size,siz de işçinize veriyordunuz.Artık bu mümkün değil çünkü yeni sistem bankalarıda ssk primi kaçağına karşı görevlendirdi.Bankalar bu bilgileri Sosyal Güvenlik Kurumuna aktaracaklar.Belgedeki imza ve kaşe tartışmalıda olsa bunun ispatı ile uğraşmak ve işçinizin sahte imza nedeniyle cezalandırılmasına seyirci kalmak sözkonusu olabileceğinden artık bu tür belge taleplerini kabul etmeyeceğiz.

2-İşçi çıkışları daha önce Çalışma Bakanlığı ve İşkur’a bildirilmekte idi, artık işçi işten çıktıktan sonraki 10 gün içinde SGK na bildirilecektir.Bu nedenle artık sadece ayda bir kez bize çıkan işçilerini bildirmeniz yeterli değildir,işçi işten çıktığında hemen bize bilgi vermelisinizki bizde bu yasal süre içinde gerekli bildirimleri yapabilelim.

3-Bağkur primi ödemekte olan işverenler 31/12/2008 e kadar ssk taban ve tavan ücretleri arasında gelir bildiriminde bulunarak hangi rakam üzerinden prim ödeyeceklerini bildirecekler. Bunu yapmayanların işlemleri son basamağına göre devam edecek,bildirim yaptığında değişecektir.Bu konuda önemli bir alt sınır daha var, bağkur primi yeni esasa göre 4b kapsamında prim ödeyen eğer yanında işçi çalıştırıyorsa çalıştırdığı işçilerden en yüksek ücretli olanın ücretinden daha düşük gelir bildiriminde bulunamaz.
Biz bu konuda sizi uyaracağız.

4-Eğer 4b yani bağkur primi erken ödenirse aylık %4 indirim uygulanacak.
Bu uygulama da en uzun erken ödeme süresi 360 gündür.Yani ocak ayında aralık ayı priminizi öderseniz aralıkta ödeyeceğiz primin %48 i ni ödemeyecek %52 sini ödeyeceksiniz.
Bizde yeni yeni hakim oluyoruz sisteme, ara ara size böyle duyurular yapacağız.

Saygılarımızla. A.İsmet Tekin

25 Eylül 2008 Perşembe

Duyuru 51-22/09/2008-ek

Sayın Müşterimiz Eylül/2008-ek

Son mesajımıza biraz daha açıklık getirelim,

Anonim şirket ortakları eğer yönetim kurulu üyesi yada imza yetkilisi değil ise bağkura kaydolma zorunluluğu yok.Limited şirkette ise sadece ortak olmak bağkura kayıt zorunluluğu için yeterli neden.

1 ekim 2008 den sonra ilk kez sigortalı olanlar ileride emekli olduklarında şimdiki emekliler gibi hem çalışıp hemde emekli aylığı alamayacaklar.Bu önemli bir bilgi ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var bugünlerde ilk kez (bağkur ssk yada emekli sandığına tabi olarak) sigortalı olacak olanlar ortalama 40 yıl sonra emekli olacaklar yani 2050 yıllarında falan.O zamana kadar daha neler neler olacak kimbilir, bu uzun süreye bakarak biz önemsemiyoruz bu durumu.Ve artık yeni sosyal güvenlik kapsamına girenlerin emeklilik yaşları 65 civarı oluyor, halen hem emekli hemde çalışanlar olmasının temel nedeni bu ülke de 35-40 yaşlarında emekli olunması idi.65 yaşına kadar çalışmış yorgun emekliler o yıllarda acaba emekli olduktan sonra çalışmak isteyecekler mi?

Şu an emekli olup sigortalı olarak çalışan ya da işyeri açanlar sgdp ödüyorlar.(sosyal güvenlik destek primi).Bunun mantığı şu idi,sen emekli oldun bende sana ölünceye kadar hatta dul eşine evde otutan bekar kızına her ay aylık ödeyeceğim dedim ama sen evinde oturmuyor çalışıyorsun bu durum benim bir diğer teminatım olan sağlık ile ilgili senin yaratacağın harcama riskimi arttıryor,iş kazası geçirebilrisin meslek hastalığına yakalanabilirsin o yüzden ben senden sadece bu ek sağlık riskine karşı para alacağım.)
Mantık bu idi ama şimdi 1 ekimden itibaren bu da değişiyor,artık emekli olduktan sonra çalışanlar için ,emeklilik öncesi çalışanlarla hemen hemen aynı miktarda sigorta primi ödenecek.Bağkur emeklilerinden aylıklarının %12 si kesilerek aylıkları ödenecek. Sigortalı olarak çalışan emekliler için ise işveren işçiye ödediği ücretin %31-36,5 arası oranda prim ödeyecek ssk ya.Bu aslında işçi ve işverenin paylaştığı bir prim ama uygulamada işçiyi hiç ilgilendirmiyor işveren ödüyor tümünü.

Bu uygulama ile birlikte ülkemizde GSS de başlıyor.Genel Sağlık Sigortası herkes sağlık konusunda sigortalı ancak çalışılmayan günlerin parasını işçinin kendisinin ödemesi ve 18 yaşından büyük işsiz/evlenmemiş kız çocuk için ayrıca prim ödenmesi şartı var.(en az 25,55 en çok 153,29 YTL/ay,bir orana göre hesap yapılması yazılmış kanuna, yuvarlatılabilir denmediğinden böyle,en çoğu seçen 153 YTL 29 Yeni kuruş ödeyecek 18 yaşından büyük işsiz/evlenmemiş kızı için her ay.) Sadece kız çocuk denmesinin nedeni erkekler zaten 18 yaşından sonra kendi başının çaresine bakmak durumunda kızlar ise koruma altında idiler, bu nedenle sadece kızlar deniyor.

Birkaç şirkette hissesi olanlara gelince ,önceki mesajımızda söz ettiğimiz kaç şirkette ortaklık varsa hepsinden ayrı ayrı bağkur primi ödemesi konusunda,yeni yasa ve yönetmeliklerin ilerleyen sayfalarında buna açıklık getirildiğini gördük böyle durumda birinden işlem yapılmasının yeterli olacağı yazılı.

Bu konuda daha çok mesaj yazmak zorunda kalacağımızı tahmin ediyorum.

Saygılarımla.
A.İsmet Tekin

22 Eylül 2008 Pazartesi

Duyuru 51-22/09/2008

Sayın Müşterimiz, Eylül/2008

İş hayatı açısından güzelliği tartışılan 9 günlük bir tatil başlayacak bu haftanın sonunda.Ve bu 9 günün içinde Şeker Bayramı var.Şimdiden bayramınız kutlarız.Bu bayramı ve daha pek çok Ramazan Ayı ve Şeker bayramını sağlıklı ve sevdiklerinizle birlikte geçirmenizi dileriz.

Önemli bir uyarımız var; İki hafta sonu ve ortadaki 3 günlük bayram tatilini birleştiren hükümet açıklaması idari izin kararıdır. İdari işleri aksatmamak şartı ile idari personelin izinli sayılmasıdır.Tam anlamı ile tüm ülkede tatil uygulama yetkisi hükümetlerde değildir,bunun için kanun çıkması gerekir,yani yetki TBMM dedir. Evet 29 Eylül Pazartesi günü yarım gün,3 Ekim Cuma günü tam gün çalışma günüdür.Yani her ayın sonunda ödenmesi gerekenler 3 Ekim günü ödenmez 6 Ekim pazartesi ödenirse gecikme zammı ile ödenmesi gerekir.Bankalar gecikme zamlı ödemeleri kabul etmediklerinden ilgili kuruma ödenmek gerekir.Katma değer vergisi ve aylık muhtasar vergiler zaten bu Cuma 26 eylülde ödenecek,diğer ödemelerinizi (bağkur-ssk de 3 Ekim’de yapacağınızı hatırlatmış olalım.

Şirket ortağı SSK’lılar dikkat! (Mesajımızın bu bölümü,Mehmet Eser’in Hürriyet Ege -22/9/2008 de yayınlanan yazısı temel alınarak hazırlanmıştır.)
Yeni sosyal güvenlik sisteminde belirsizlik sürüyor ve çoğunluk kendi özel sorununa çözüm arıyor. Öyle ki; sigortalı değil de "ip canbazlığı" yapacağımız bir zaman diliminden geçiyoruz. Müşterilerimizin durumlarını gözden geçirmeleri için bu konuyu bir kez daha ele almayı uygun gördük.
Aşağıda geçecek olan
4a ssklı olmak
4b bağkurlu olmak
4c emekli sandığına bağlı olmak demektir.
Şirket ortaklarının durumu-Halen ya da 1 Ekim’den sonra şirket ortağı olacaklar, Kanunun 4/b maddesi kapsamında sigortalı sayılmaya devam edecekler. Burada bir değişiklik yok. Sorun da yok.Sorun, geçmiş dönemde şirket ortağı olduğu halde kendi işyerlerinde bir biçimde SSK’lı olarak kendini bildirenlerle ilgili.Gerçekten de, eski kanunlar uygulama döneminde, işçi olarak çalıştığı işyerinde/şirkette SSK’lı olanlar, sonradan o şirkete (A.Ş., LTD. gibi) ortak olduklarında hiç ara vermeksizin Bağ-Kur’a geçmeden SSK’lılıklarını kendi işyerlerinden devam ettirebiliyorlardı. Bu uygulama ise 16-60 Ek sayılı SSK genelgesinden kaynaklanıyordu.1 Ekim 2008’de bu uygulama sona eriyor.Yani şirket ortakları, kendi işyerlerinden 4/a kapsamında başka bir söyleyişle eski SSK’lı statüsünden sigortalı bildirilemeyeceklerdir. Gerçekten de 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi ikinci fıkrasında açıkça; "4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler" denilmektedir. Önce başlayan sigortalılık ilişkisi dikkate alınmayacak mı? İşçi olarak çalıştıkları işyerlerine/şirketlere sonradan ortak olanların, ilk sigortalılık ilişkisi SSK sigortası kapsamında olduğundan, 1 Ekim’den sonra da 4/a’lı olmaları gerektiğine işaret eden yorumlar da yok değil. Bizce bu yorum biraz zorlama ve 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi birinci fıkrasındaki "genel düzenlemeye" dayandırılmaktadır.Söz konusu düzenlemede, "Sigortalının, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır" denilmektedir.Bu düzenleme aynı ayda birden fazla statüde çalışanların durumuna açıklık getirmektedir. Ve şirket ortağı olduğu işyerinden SSK’lı bildirmeye de olanak vermemektedir. Kaldı ki, yukarıda yer verdiğimiz iki fıkranın birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.Öte yandan, ne kanunda ne de uygulama yönetmeliğinde herhangi bir geçiş hükmüne de yer verilmemiştir.Şirket ortakları ne yapabilir? Bu durumda olanların, eski SSK sigortalılıklarını (4/a) devam ettirmek istemeleri şüphesiz daha erken emekli aylığı bağlanması olanağından kaynaklanmakta. Şirket ortakları eski Bağ-Kur Kanunu uyarınca 7000 gün veya 9000 gün ile emekli olurken, sigortalılık başlangıcına göre farklılık arzetmekle birlikte diyelim; eski SSK Kanunu hükümlerine göre 5000, 5600 gibi gün sayıları üzerinden dahi emekli olunabilmektedir.Böyle olunca, hak kaybına uğramak istemeyenlerin, 1 Ekim 2008 sonrası, 4/b statüsünde kalma sürelerini iyi hesap etmeleri gerekmektedir. Emeklilik tarihlerinden geriye doğru son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili olarak 3,5 yıl 4/a (eski SSK) kapsamında sigortalı olunur ise yine eski SSK Kanunu hükümlerine göre nisbeten daha erken emekli aylığı bağlanması mümkün olabilecektir.
Hürriyetteki yazı burada sona eriyor,aslında önemli bir ek sorun daha var,o konuya değinilmemiş,yeni yasa da her şirket ortağı mutlaka bağkura emeklilik öncesi primi veya emeklilik sonrasında da sosyal güvenlik destek primi ödeyecekler deniyor,buradaki ifadeye göre bizim de katıldığımız yorumlara göre bağkura her bir şirket ortaklığı için ayrı ayrı prim ödenecek,yani bir kişi 3-4-5 şirket ortağı ise 3-4-5 bağkur ödemesi yapacak her ay.Batmaktan kurtarıyorlar ya sosyal güvenlik sistemini olacak o kadar saçmalamak.Belki düzeltilir açıklık getirilir diye bekledik ama çok meşgul oldukların dan buna sıra gelmedi,neyse daha fazla uzatıp Ramazan mübarek gün bayram arifesi kötü bir söz etmeden bitirelim.
Saygılarımızla-Ali İsmet Tekin